Türkiyenin tek Portal Noktası

Visual web Design

 

 Ana Sayfa Yap.    Sık Kullanılanlara ekle

  Pazartesi,12.05.2008

 ANA SAYFA | SPOR | OTOMOBİL | OYUN | KARİYER | İLETİŞİM | BİLGİSAYAR | DEPREM | DERGAH | TATİLCİLER

  

Turkpoint Yemek köşesi

 AKDENİZ DİYETİ

   Akdeniz diyeti ilk kez 1950’li yıllarda ortaya konmuştur. Akdeniz diyeti sebze, meyve, balık ve yüksek posalı diyetten zengin olup bu diyette tek önerilen yağ zeytinyağıdır ki bu diyetin birçok hastalığa karşı koruyuculuğu bildirilmiştir. Bu diyette kuru baklagiller, pirinç, bulgur,sebze ve meyveler, zeytinyağı, balık, süt ve doymuş yağlar ağırlıklı olarak alınmalı, margarin tüketimi en aza indirilmeli, balık sık tüketilmelidir. Akdeniz diyeti sadece kansere karşı koruyucu olmayıp aynı zamanda en önemli ölüm nedeni olan kalp hastalıklarının önlenmesinde ve ölümlerin azaltılmasında da rol almaktadır.

   Bir Akdeniz ülkesi olan Yunanistan’da yapılan geniş populasyon çalışmasında, zeytinyağı kullanımının fazlalığı ile bireylerdeki koroner kalp hastalığı ve bazı kanser türlerine bağlı ölümlerin daha az görüldüğü ortaya konmuştur. Akdeniz diyetinde tek bir major bileşen olmayıp diyetteki tüm bileşenler etkinin oluşmasını birlikte sağlarlar. Bununla birlikte Akdeniz diyetindeki zeytinyağının içerdiği monoansature bileşenlere bağlı oluşan antioksidan özelliği ile kanser gelişimini engellemede ön planda olduğu belirtilmektedir. Antioksidan bileşikler serbest radikalleri bağlarlar ve peroksidasyona karşı koruma sağlayarak kanserden korunmada rol oynamaktadır. Fenolik komponentlerin de güçlü antioksidan olduğu bilinmektedir. Basit fenoller (hidroksitirosol ve tirosol), sekoiridoidler (oleuropein) ve lignanlar zeytinyağında olduğu bilinen fenolik komponentlerdir ve bunlarla birlikte hidroksitirosol etkisi ile eritrositler de oksidatif hasardan korunur.

   Tümör oluşumunun engellenmesi ve/veya oluşan tümör hücrelerinin temizlenmesi için immün sistem hücrelerinin aktive olması gereklidir. İmmün sistem hücreleri de diğer hücreler gibi diyet ile ilişkili olarak olumlu yada olumsuz yönde etkilenebilirler. Tümöre karşı savunmada etkin rol oynayan CD4+ ve CD8+ T lenfositleri ve doğal öldürücü hücreler ile yapılan çalışmalarda zeytin yağının immünomodülatör etkili olduğu ve diğer yağların T lenfositlerin aktivasyon belirteçleri olan yüzey moleküllerinin azalmasına yol açarken zeytinyağının bu etkisinin çok az düzeyde yada saptanamayacak kadar az olduğu bildirilmiştir. Organizmanın tümör hücrelerinden temizlenmesinde en etkili yöntemlerden birisi olan apoptozis ile ilişkili moleküllerden Bak ekspresyonunun zeytin yağı ile beslenme sonucu arttığı Bcl-2 ekspresyonunun ise azaldığı gösterilmiştir. Hayvan deneyi modellerinde, gebelik döneminde zeytin yağı ağırlıklı beslenmenin, ileride oluşabilecek meme kanserine karşı koruyucu rol oynadığı saptanmıştır. Kırmızı et içinde bulunan ve aberan kript oluşumunu sağlayarak kalın barsak kanserleri gelişiminde rol oynayan myoglobin etkisinin, zeytin yağı ağırlıklı diyet ile azaltılabileceği ve kalın barsak kanserlerinden korunulabileceği çalışmalarla gösterilmiştir. Deneysel çalışmalarda, parenteral lipid emulsiyon beslenmelerinde, zeytin yağı kullanımı ile immün sistemin koruyucu yönde aktive olduğu ve inflamatuvar cevabın azaldığı gösterilmiş, zeytin yağının bu tip beslenmeleride kullanılabilecek doğal bir seçenek olabileceği bildirilmiştir. Bu çalışmalar kanserden korunmada zeytin yağının immün sistem üzerindeki olumlu etkilerini desteklemektedir.

   Yapılan çalışmalarda kanser tedavisi alan hastalarda antioksidan maddelerin diyete eklenmesiyle tümör hücrelerinin büyümesinin engellendiği, kemoterapi etkisinin arttığı, kanser hücrelerinin yayılmasının engellendiği, kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerinin azaldığı, hücre yenilenmesinin kolaylaştığı gösterilmiştir. Bu veriler de zeytinin kanser gelişmesini engellemede büyük katkısı olduğu görüşünü desteklemektedir.

   Zeytinyağı squalenden de zengindir. Squalenin, mekanizması tam bilinmemekle beraber ultraviole ışınlara karşı cildi koruduğu, özellikle cilt kanserinin olşmasını engelleyebildiği bilinmektedir. Güneş ışınları ile daha fazla karşılaşan Akdeniz ülkelerinde yaşayanların cilt kanserine yakalanma sıklığının diğer ülkelerden daha az olması bu görüşü desteklemektedir.

   Erken tanı ve tedavi teknikleri gelişmiş olmasına rağmen kanser hala en önemli ölüm sebeplerindendir. Bu yüzden özellikle zeytinyağı kullanımının az olduğu gelişmiş ülkelerde halk sağlığı açısından yeni planlamalar yapılması gerekebilir. Avrupa’da kansere bağlı ölümler bütün ölümlerin yaklaşık %20’ni oluştururken kuzey ve doğu Avrupa’da kansere bağlı ölüm oranları yüksektir. Bu oranın en düşük olduğu kesim Akdeniz ülkelerindir. Kansere bağlı ölümlerin yaklaşık 35%’nin (10-70%) diyetle ilişkilendirilebileceği epidemiyolojik çalışmalarla da gösterilmiştir.

   Bütün dünyadaki zeytinyağı üretiminin 90%’ını Akdeniz ülkeleri sağlamaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinin zeytinyağı tüketimi, dünya tüketiminin %70’ini, Akdeniz ülkelerinin tüketimi ise %77’ni oluşturmaktadır.

 

Turkpoint Yemek köşesi
 

ANA SAYFA

 

 Ana sayfa
 FinansNews
 Exporturk
Spor
Oyun
Mizah
Otomobil
Kariyer
Sağlık
Tatil Rehberi
Yardım Kurumları
Eğitim
Seri ilanlar
Visual Web Design
Yemek
Bilgisayar
İletişim
Bilim ve Teknoloji
  Dergah
Deprem
Konut
Reklam
Hakkında
Bize yazın


© Copyright 2000-2008 TurkPoint.com® Bilgi Hizmetleri

www.TurkPoint.com , www.FinansNews.com , www.BorsaDeŞifre.com , www.ExPorTurk.com
www.İkitelliShop.com , www.BasakŞehirMarket.com , www.BasakŞehirShop.com , www.BasakCenter.com , www.BasakHaber.com

Design of Visual Web Design®

Bu bir ® hizmetidir.