|

İstanbul'un
Kadıköy sahilleri de tempolu yürüyüş yapanlarla doldu. Türkiye yürümeye
başladı
Bir
çoğumuzun spor salonlarına gitmeye imkanı veya zamanı yok. Kışın
hava durumu uygun olmadığı için mazeretimiz çoktu ancak artık
havalar güzelleşti ve hareketin keyfini çıkartmanın zamanı geldi.
Artık
eşofmanını ve spor ayakkabılarım giyip
açık havaya çıkmış
her yaşta insanı
sahil yollarında, yeşil alanlarda,
hatta otoban kenarlarında
tempolu yürüyüşler yaparken görmek mümkün. Güneşi gören arabasını
park yerinde bırakıp metro,
otobüs ve bacaklarına güvenerek
yollara dökülüyor. Yani
mevsim gereği daha çok yürüyen
bir millet olduk.
Zaten
kış sonrası vücudu açmak
için başlangıç olarak en uygun
spor düzenli yürüyüştür. Ayrıca
bilinçli yapıldığı taktirde açık
havada yapılan hafif koşma, yoga,
toplu sporlar, ip atlama, atletizm
faaliyetleri diğer sporların
da yararı çoktur. Maalesef
son yıllarda birçok ilçe belediyesinin gayretine rağmen açık
alanlar gittikçe daralıyor ve gelecek
kuşaklara sadece beton yığınları
bırakıyoruz.
Yürüyüşe
başlamadan önce
dikkat etmeniz gereken
noktalar:
- Eğer
ortopedik bir probleminiz
varsa mutlaka doktorunuza
danışın veya kendinizi zorlamayın.
-
Herhangi
bir ayakkabı ile
yürüyüş
olmaz. Kendinize
rahat,
tercihen ayağınızın
ortopedik
yapısına uygun bir
ayakkabı
edinin. Ayrıca eğer sıcak
bir
yörede yaşıyorsanız ayakkabınızın hava geçiren bir cins olmasına
dikkat edin. Hava
geçirmeyen
ayakkabılar zamanla ayak sağlığını bozabilir ve başta mantar
olmak üzere çeşitli
olumsuzluklara
yol açabilir.
- İlk
gün 10-15 dakika ve hafif
tempoda yürüyün. Daha
sonra her gün 5-10 dakika
artırarak 45 dakika veya 1 saate
çıkın. Zamanla tempoyu da arttırabilirsiniz
ve hafifçe terleyecek kadar kendinizi biraz zorlayabilirsiniz.
Asla kendinizi aşırı
zorlamayın ve çok terlemekten
kaçının. Kapasitenizi yavaş
yavaş arttırın. Kendinizi birden ve fazla zorlarsanız önce bir
olumsuzluk hissetmeyebilirsiniz
ama acısı sonradan
çıkmaya başlar.
- Terinizi emecek
giysileri tercih
edin. Ne çok kalın ne
de çok açık olsun. Yürüyüşün
başlarında beden soğukken zamanla terlenir ve bu sefer de giysiler kalın gelmeye başlar.
Bu nedenle ceketli bir giysi veya eşofman uygun olabilir. En iyisi içimize bir tişört ve üzerine
de
ince bir ceket giymek. Yürüyüş
sırasında
sıcak basarsa ceketi
belimize
dolayabiliriz. Ayrıca
hava
sıcak da olsa bedenin birden
soğumaması
iyi olur. Bu nedenle
de
yürüyüşten sonra ince bir
ceketle
bedeni yavaşça soğutmak
gerekir.
- Yürüyüşten
önce değil sonrasında duş almak
daha iyidir. Çünkü hemen
banyodan sonra beden hassas olur
ve sonrasında sinüzite, üst solunum
yolu enfeksiyonuna, burun akıntılarına,
baş ve boyun ağrılarına
neden olabilir. Duşu ne aşırı sıcak ne de aşırı soğuk alınız.
-
Yürüyüş sonrasında
bol ılık sıvı alınız. Doğal ve
taze
sıkılmış meyve suları, ayran, maden sodası ise daha da idealdir. Sıvıları ve diğer içecekleri
asla çok soğuk içmeyiniz.
Hareketten sonra hararet
basmasıyla birden ve hızlı olarak soğuk su veya meşrubat içmek
isteyebilirsiniz ama kendinize
hakim olun ve tercihen ılık veya oda sıcaklığında sıvılar alın. Sıvıları da birden değil
yavaş yavaş
ve sindirerek için.
- Yürürken
havalar ısınmaya başladıysa ve güneş
tepe noktasındaysa mutlaka başınıza bir şapka veya örtücü
bir cisim koymanızda yarar
var. Ancak bu şapka veya örtü
de hava geçiren bir kumaştan
olmalı.
İstanbul'un
yürüyüş yapılabilecek
güzel yerleri

- Belgrad
Ormanı
- Park
Orman
- Göztepe
Parkı
- Hidiv
Kasrı
- Boğaz
Hattı (belirli bölgeleri)
- Yıldız
Parkı
- Emirgan
Lale Bahçeleri
- Caddebostan
Sahili
- Zeytinburnu
Sahili
- Bahçeşehir
göl civarı
Tabii
ki İstanbul'da daha çok sayıda
yürünecek güzel yerler var. Önemli
olan uygun alan bulup düzenli
yürümeye karar vermek. Ayrıca
İzmir Fuar alanını, Ankara Gölbaşı'nı
da unutmamak gerek. Aslında
Abant'tan Uludağ treking alanına
kadar sayısız yerler var. İsteyen
kişiler için Şişli'nin yenilenen
bulvar kenarları, Bağdat
Caddesi'nin kaldırımları bile
iyi birer yürüme alanı olabilir. Ancak
bu cins yerlerde yürürken önemli
olan kesintisiz yürümek ve sık
sık durmamak. Ayrıca yürüdüğünüz
yerlerin havasının temiz olmasına
dikkat edin. Yoksa aşırı gürültü
ve kirli hava-egzoz dumanı arasında yapılan yürüyüşün
yarardan çok zararı olur. Özellikle
akciğerlerin kapasitesi yürüyüş
anında daha da arttığından bu zararlı ve zehirli maddeler
solunum sisteminin derinliklerine
daha da kuvvetli etki eder.
En
iyi yürüme saatleri
Tercihen
sabah saat 06.00-10.00 arası veya akşamüstü 18.00-22.00
arasıdır. Tabii ki bu
benim önerdiğim zaman dilimidir,
yani kesin bir kural değil.
Aklınızda tutmanız gereken günün
her saati yürümek en iyi hareket
şeklidir. |