|
TENİS:
Küçük bir topun
raketle vurularak oyun alanının orasına gerilmiş olan
file üzerinden karşı sahaya atılmasıyla oynanan spor
dalıdır.Tenisin kökeni kimilerine göre antik Roma
döneminde, çıplak ya da eldivenli el ile oynanan
"tringon" adı verilen oyuna dayanır. Diğer bir görüş ise
benzer bir oyunun ilk kez Meksika'da Toltec yerlileri
tarafından oynandığı ileri sürülmektedir. Mısır ve
İspanya'da bulunan fresklerde ve Rönesans dönemi
İtalya'sından kalma resimlerde, "giocco del
pallone" ve "juego de pelota" isimleri altında, benzer esaslara
dayanan oyunların duvarla çevrili alanlarda oynandığı
görülmektedir.
Türkiye Tenis
Federasyonu
VOLEYBOL:
Altışar kişiden
oluşan iki takımın topu üç pasta filenin üzerinden
geçirmeye ve rakip takımın sahasına düşürmelerine dayanan
spor dalı. Voleybol 1885 yılında Amerika'da icat
edildi. Holyoke YMCA Okulun'da öğretmenli yapan William
Morgan basketbol topunun iç lastiğiyle böyle bir
oyunun oynanabileceğini düşündü ve ilk uygulamayı
öğrencileri arasında yaptı. 1. Dünya savaşı yıllarında voleybol
Uzakdoğu'ya ve Avrupa'ya yayıldı.1964 Tokyo
Olimpiyatlarından itibaren olimpiyat programına alınan
voleybol'da 80'li yıllara kadar Sovyetler büyük
üstünlük
kurdu.
Türkiye Voleybol Federasyonu
KAYAK:
Fiber ya da plastik
maddelerden yapılmış olan kayaklarla kar üzerinde
çeşitli yönlere kaymaya dayanan spor dalıdır. İnsanlık
tarihi kadar eski bir spor dalı olan kayak, insanoğlunun
doğa ile yapmış olduğu yaşam savaşı sonucu ortaya
çıkmıştır. Tarih öncesi çağlarda insanların kışın karda
batmamak amacıyla, ayaklarına bağlamış oldukları çeşitli
şekillerdeki ağaç parçaları kayağın en ilkel şeklini
temsil etmektedir.
Kayak Sevenlerin
Sitesi
MASA TENİSİ:
Bir masanın iki tarafındaki
sporcuların ellerindeki raketler yardımıyla küçük bir
topu, masanın ortasına gerilmiş ağ üzerinden karşı
tarafa geçirmeye çalıştıkları spor dalıdır. Masa tenisi,
16. yüzyılda İngiltere'de yemek masalarının üzerinde lastik
bir topun, rakete bezeyen kasnaklar aracılığıyla
fırlatılarak oynanması sonucu tesadüfen ortaya çıktı.
İlk zamanlar "ping pong" adı verilen bu oyun, 19002
yılında kurulan Ping Pong Birliği'nin, 1921-22 yılları
arasında tekrar oluşturulması ile birlikte "Masa Tenisi"
olarak anılmaya başlandı.
Masa Tenisi Sitesi
POLO:
İki takım
arasında, top ve sopalar yardımıyla at üzerinde oynanan
bir açık alan oyunudur. Küçük bir topu uzun soplar
yardımıyla rakip kaleye atarak sayı kazanılmaya
çalışılan "polo" oyununda oyuncuların hem ata binme hem
de topa vurma becerilerinin çok iyi olması
gerekir.
SÖRF:
Uzun bir boarddan yararlanarak, dalgaların üstünde ayakta kaymaya dayanan
spor dalıdır. Rüzgar ve dalganın etkisiyle yapılan ve
rüzgar sörfü olarak da bilinen wındsurf'e, yelken dalı
içinde yer verilmiştir.
Surfers 2000 OnLine
SU KAYAĞI:
Ayağa takılı kayaklar
yardımıyla, hızla giden bir teknenin arkasına bağlı olan
halata tutunarak su üstünde kaymaya dayanan açık hava
sporudur. Su kayağı sporunun ilham kaynağının, karda
atlar tarafından çekilen kayakçılar olduğu
sanılmaktadır. İlk kez 1925 yılında ABD'li Fred Walter
bu spor dalının patentini aldı. Gerçek anlamda bir spor
olarak ilk kez denenmesi ise 1920'li yıllarda ABD'li
Ralph Samuelson tarafından yapıldı. 1930'lu yıllarda,
başta ABD olmak üzere, Avusturalya, İngiltere ve
Fransa'da yaygınlaştı, 1946'da ise, dünya çapındaki en
önemli karar ve yönetim organı Dünya Su kayağı Birliği
"World Waterski Union" (WWSU) kuruldu. 1949 yılında
su kayağın da ilk Dünya Şampiyonası yapıldı; daha sonara
bu şampiyona düzenli olarak sürdürüldü.
TEKVANDO:
Rakibe karşı silahsız
olarak, çıplak el ve ayaklarla yapılan savunma
tekniklerini içeren spor dalıdır. Tekvandonun kelime
anlamı: Tae; ayak, Kwon; el, Do;yol-sanat olup, el ve
ayakla savunma sanatı anlamına gelir. Fakat tekvando,
sadece bir teknik ve yetenek olmayıp, aynı zamanda
felsefi ve insancıl değerler toplamıdır.
Türkiye Tekvando
Federasyonu
SU TOPU:
Havuzda 7'şer kişilik iki
takım arasında oynanan, batmaz bir topu rakip takımın
kalesine sokmayı amaçlayan su sporudur. Sutopu, süratli
bir takım oyunudur ve oyuncuların iyi yüzücüler
olmalarının yanı sıra, ciğer kapasitelerinin de çok
yüksek olması gerekir.Sutopu, 1870'li yıllarda
İngiltere'de ortaya çıkmış; kuralları belirlenmiş olarak
ise ilk kez 1890 yılında İngiltere ile İskoçya arasında
oynanmıştır. 1900 yılında da Olimpiyat Oyunları'nda yer
almıştır. Sutopunun uluslararası yönetim organı, Amatör
Yüzme Federasyonu'na (FINA) bağlı Uluslararası Sutopu
Yönetim Kurulu olup, 1908'de kurulmuştur. 1920'li
yıllarda sutopunun güç ve yetenek isteyen spor dalı
olmasını sağlayan derin havuzlar
kullanılmaya başlanmıştır. 1937 yılında ise
FINA, sutopu oyununun tam şişirilmiş, pas yapma becerisi
yüksek topla oynanmasını karara bağlamıştır.
Sutopu Sporu sitesi
HALTER:
Halter sporunun geçmişi
ilkel toplumlara kadar uzanmaktadır. Söz konusu
dönemlerde, erkek çocukları için yapılan "ergenlik
sınavında" özel bir taşı en çok kaldıran sınavı
kazanmıştır. Halterin bir spor dalı olarak kabul edilmesi
ve ilgi görmesi ise 18.yy. sonlarına kadar
dayanmaktadır. Ancak Halterciler(Alman Eugene Sandow,
Arthur Saxon ve Fransız Louis Apollon)
şovmen, haltercilik de panayır ve tiyatrolarda bir
gösteri biçimi olarak kabul edilmiştir.
Halter Sitesi
JUDO:
Rakibe vurmaksızın denge ve
güç unsurlarının kullanarak savunma yapmaya dayanan spor
dalıdır. Judo, Jujutsu'dan doğan spor dallarından
birisidir. Jujutsu ve Judo Çin karakteri ile yazılan
kelimeler olup Ju, her ikisinde de "Yumuşaklaşmak" veya
"Yol Verme", Jutsu "Sanat Çalışma", "Do" ise "Prensip"
veya "Yol" anlamına gelmektedir. Jujutsu"Yumuşak
Sanat",Judo zafer kazanmak için önce yol vermeyi ifade
eden "Yumuşaklılık Yolu", Kodokan ise,"Yolu Çalışma
Okulu" demektir. Judonun amacı,zihinsel ve ahlâki
disiplin yoluyla sağlam karakterli insan yetiştirirken
vücudu kuvvetli, faydalı ve sağlıklı yapmaktır.
Judoda
birinci kural, kuvvete karşı koymadan rakibin kuvvetinden
yararlanmak, ikinci kural ise şiddet
kullanmamaktır. Judocu rakibine acı vererek değil, onu
acı sınırının eşiğine getirerek üstünlüğünü
belirtir. Judo bu tür kuralları bedensel ve zihinsel
enerjiden en üstün ve en uygun bir şekilde kullanabilme
yöntemini öğretirken, bunu yaşamın her döneminde de
kullanmasını sağlar.
Judo Sitesi
HENTBOL:
Kapalı salonda 7, açık
alanda 11'er kişilik iki takım arasında, topun elle
oynanarak kaleye sokulmasına dayanan spor dalıdır. İlk
kez 1927'de İstanbul'da bir açık alan sporu olarak
oynanan hentbol, daha sonra yavaş yavaş Anadolu'ya da
yayılarak oynanmaya başlanmıştır. Ancak Türkiye'de
hentbol, voleybol ve basketbol ile birlikte 1942 yılında
"Spor Oyunları Federasyonuna" bağlanınca canlanmaya
başlamış, ilk hentbol ligi 1942-43 sezonunda İstanbul
Hentbol Ligi adıyla kurulmuş ve o yıl Defterdar Takımı
şampiyon olmuştur. 1943-44 ve 1944-45 yılları arasında
ise Galatasaray şampiyonluğu elinde tutmuştur.
1945'te
ilk kez düzenlenen Türkiye Şampiyonası düzenlenmiş,
şampiyon da" Kara Harp Okulu"olmuştur.
Hentbol Sitesi
GOLF:
Üzerinde doğal
Ve yapay engellerden oluşan parkurlar bulunan geniş bir
çim arazide, özel bir topu sopalar yardımıyla her parkur
sonundaki deliğe en az sayıda sıralı vuruşla sokma
esnasına dayanan açık alan sporudur. Rakibe ve skora
karşı oynanmadığı için golf, her yaş, cinsiyet ve
kondisyonda yapılabilen bir spordur. Golf sporunun
kökenin 15.yüzyıllara indiği, bu dönemde Hollandalı
denizcilerin golfa benzeyen bir oyunu aralarında ilk kez
oynadıkları bilinmektedir. Flemenkçe'de "çomak" anlamına
golfun daha sonra denizciler tarafından Britanya
adalarına taşındığı sanılmaktadır.
Golf Sitesi
ATICILIK:
Barutun bulunup ateşli
silahların kullanılması ile spor görünümüne kavuştu.
Hayli masraflı olan bu silah kullanma sporu 19.yüzyılın
ortalarında Kuzey Avrupa ülkelerinde ve İngiltere'de
başladı. Atıcılıkta ilk dünya şampiyonası
1890'da yapıldı, 1896 Olimpiyatlarının programına
alındı. Atıcılık Osmanlı döneminde 1940 yılından itibaren
ele alındı. Spor klüplerinin kurulması ve ordunun ilgi
göstermesi ile kabul edildi.
Atıcılık İle İlgili Bir Site
ATLETİZM:
İnsanoğlunun yaptığı en eski
spor dallarından biri. Fiziksel güç, dayanıklılık,
çeviklik, hız gibi nitelikler gerektiren; koşu,
yürüyüş, atma ve
atlamalardan oluşan çalışmalar, etkinlikler, oyun ve
yarışmaları ifade eder. Antropologlar, sosyologlar ve spor
araştırmacılarının belirlediklerine göre, insanoğlu
çok
eski çağlarda yaşama mücadelesi verirken atletizme
başladı, Vahşi hayvanların saldırısından kaçmak ya da
karnını doyurmak üzere avlayacağı hayvanları kovalamak
için koşmayı öğrendi. Kendisini korumak için önce
taş,
daha sonra mızrak atma tekniklerini geliştirdi. Antik
çağda düzenlenen olimpiyat oyunlarının ana yarışma
dalını da atletizm oluşturdu. Bilinen ilk olimpiyat
şampiyonu M.Ö. 776'da yapılan ilk olimpiyatın 200 metre
birincisi Elisle Corebus oldu. Buna paralel olarak KIR
KOŞULARI, YOL KOŞULARI, PİST KOŞULARI'dır.
Türk
Atletizm
Federasyonu
BASKETBOL:
Topu yerden
3.05 metre yükseklikteki bir çemberden geçirmeye çalışan
beşer kişilik takımların elle oynadıkları
oyun. Basketbol, aslen Kanadalı olan ve 39 yılını
Amerika'da spor öğretmenliği yaparak geçiren Dr.
James
Naismith tarafından bulundu. İlk basketbol maçı 20
Ocak 1892 günü Springfield YMCA dershanesinde spor
salonunda oynandı. Naismith oyunun esaslarını 13 ana
maddede topladı. Ülke içindeki işbirliği ile bu oyun iki
yıl içinde tüm Amerika'ya yayıldı. Amerikanlı askerler
birinci dünya savaşın sırasında basketbol un Avrupa'ya
yayılmasında büyük rol oynadılar.
Türkiye
Basketbol Federasyonu
BİNİCİLİK:
At
terbiyesi, engel atlama, kros gibi ana bölümlerden oluşan
bayan ve erkek sporcuların bir arada yarıştığı olimpik
atlı spor dalı. Binicilik sporunun tarihi, İnsanın
atı ehlileştirerek binmeye başladığı ilk çağlara
dayanır. 4 bin yıllık geçmişiyle en eski spor
dallarından
biri olarak kabul edilir. M.Ö. 688'de Yunanlılar
Iskitler'den öğrendikleri biniciliği "araba yarışları"
biçiminde olimpiyat yarışma programına aldılar. 16.yy'da ilk binicilik okulu
İtalya'nın Napili
kentinde açıldı. At ve binicilik, İslam dünyasında
özellikler Türkler arasında önemli bir yer tuttu.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde köyden büyük şehirlere kadar
hemen her kesimde binicilik yarışmaları düzenlendi.
Sultan Abdülaziz düzenlediği yarışlar sayesinde bu spor
dalına verilen önemi arttırdı. 1913'te Mahmut Şevket
Paşa, Sipahiocağı'nı kurdular. Bu ocak sayesinde
özellikle ordu, biniciliğimizin en önemli kaynağı haline
geldi.
Türkiye
jokey kulübü
BİSİKLET:
İnsan gücünü
ise çeviren, pedal veya benzeri bir mekanizma ile çalışan iki tekerlekli motorsuz
taşıt aracıyla, özel pistte, yolda veya açık arazide ferdi ve
takım halinde yapılan spor dalı. 19.yüzyılda ortaya
çıkan ilk bisiklet örnekleriyle başladı. 1690'da
Fransız asilzadelerden Sivrac'ın yaptığı ve "Celerifere"
adını verdiği iki
tahta tekerlekli pedalsız bisiklettir. 1834'te İskoç
Kirkpatrick McMillan pedalı icat etti. 1866'da bisiklet
yaygınlaşmaya başladı. Bisiklet 1896 da ilk
olimpiyatlarda yer aldı. Saate karşı yarış ise 1900'de
yapıldı ve halen yarışma olarak kabul edilir.
Cyclopean
Mountainbike Club
BOKS:
Özel eldiven takılmış,
kilolarına göre sınıflandırılmış, iki kişinin, ring
adı
verilen kare biçimindeki bir alanda yumruklarıyla vuruşarak birbirlerine
üstünlük sağladıkları, amatör
veya profesyonel olarak oynanan oyun. En eski spor
dallarından biri olan boksun 5 bin yıllık geçmişi
vardır. Önceleri askeri amaçlarla, yakın yakın
dövüş
tekniklerinden biri olarak boks özellikle jimnazyumlarda
gençlere öğretiliyordu. Daha sonra güreşin bir
parçası
olarak spordaki yerini almaya başladı. M.Ö. 2500 yıllarında boks'un bir
spor mücadelesi biçiminde uyguladığı, Mezopotamya'da
Bağdat yakınlarında bulunan
tabletlerdeki kabartmalardan da anlaşıldı. Boks'un
temelleri İngiltere'de atıldı. 17.yy'da İngiliz'ler
vuruş biçimlerini belirlediler. Şiddet unsurlarını
azaltarak olayın sportif yanını geliştirdiler.
Boks
Sitesi
CIMNASTIK:
Atletizm
ve gösteri niteliklerini taşıyan, vücudun esnekliğine,
çevikliğine dayalı çeşitli ritmik-artistik
hareketlerden oluşan, bayanlar ve erkeklerin yaptığı
aletli-aletsiz spor dalı. Cimnastik sporunun kökleri
tarih öncesi eski çağlara kadar uzanır. Sosyologlar,
insanoğlunun maymunlardaki çevikliğe özenerek ilk
cimnastik hareketlerini taklit yoluyla gerçekleştirdiğini belirtirler.
Cimnastik, Cin, Pers, Hindistan, Yunan ve Roma uygarlıklarında da
önemli yer tutar. Bugünkü modern cimnastiğin temelleri
18.yy'da Almanya'da atıldı. Modern cimnastik, Atina'da
düzenlenen 1896 olimpiyatlarından itibaren olimpiyat
programlarına alındı.
İSTANBUL DENGE RİTMİK CİMNASTİK SPOR KULUBÜ
DERNEĞİ
ÇİM
HOKEYİ:
Futbol alanı büyüklüğünde bir alanda, on birer
kişilik takımların sopalar yardımı ile topu kaleye sokmak
için mücadele ettikleri spor dalı. Çim hokeyi, futbolla,
buz hokeyinin bir karışımıdır. Bu iki spor dalı kadar
popüler olmasa da Batı Avrupa'da da bayanlar arasında,
Asya ülkesinde de erkekler arasında hayli yaygındır.
Bu oyunun ilk olarak eski Yunan'da oynandığı,
bugünkülere benzer kurallarının da Persler tarafından
konduğu sanılmaktadır. Hokeyi İngilizlerden öğrenen
Hintli ve Pakistanlılar, günümüzde bu spor dalında
üst sıralarda yer almaktadır. 1908'den bu yana olimpiyatlarda
yer alır. (1924 hariç).
ESKRİM:
Kılıçla dövüşme sanatının çeşitli kategorilere
ayrılarak ve teknolojik gelişmelerden yararlanarak
uygulanmasına dayalı bayan ve
erkek sporu. 1896'dan bu yana olimpiyat programlarında
yer alan eskrimde İtalyan, Fransız ve Macar sporcular
önemli başarılar elde ettiler. 1928'den 1960'a kadar
olimpiyat şampiyonluğunu kimseye kaptırmayan tek
ülke Macar'lardır.
YeşilYurt Spor Kulübü Eskrim
Sitesi
FUTBOL:
On birer kişilik iki takım
arasında oynanan, küre biçiminde özel bir topun
eller kullanılmadan ayak, kafa ve vücudun öteki kısımlarıyla vurularak rakip kaleye
sokulmasına dayalı
bir spor dalı. Futbol çağımızın en çok sevilen sporu
olarak kabul edilir. Futbolun geçmişi M.Ö. 3000 yıllarına
kadar dayanır. Çin'de imparator Huang Ti döneminde (M.Ö.
2697), askerlerin savaşa hazırlık amacıyla Tsu-Cuhu
adıyla bir tur futbol oynadıkları, yazılı belgelerden
anlaşılır. Bu topun deriden yapılmış, yuvarlak topun, iki
kazık arasından geçirilmesine dayanıyordu. Bugünkü modern
futbolun kaynağı İngiltere oldu. İngilizler 12.yy'dan
itibaren futbol oynamaya başladılar. II Edward tarafından
1314 yılında yasaklandı. 17.yy'a kadar futbol hep gizli
oynandı. Futbolculara da halk tarafından hep kötü
gözle bakıldı. Kral II.Charles döneminde serbestçe oynanmaya
başlamış. 1863 yılında futbol kuralları üzerinde kesin
anlaşmaya varıp İngiltere Futbol Federasyonunu
kurdular. Bu tarihten sonra da Avrupa ülkelerine ve
bütün dünyaya yayıldı. Modern futbol 19.yüzyılın
sonlarında Türk toplumunda oynanmaya başladı. Şu an
oldukça ilgi
duyulan futbol, hemen hemen tüm spor dallarından önce
gelir. Türkiye milli maçlarında vermiş olduğu karşılaşmalarda, bir
çok başarıya imza atmış bulunmaktadır.
Türkiye Futbol Federasyonu
KANO:
Akarsularda
zamanla olduğu gibi, güç doğa koşularıyla da
mücadele
etmeye dayanan ve küçük bir tekneyi tek kürek yardımıyla
hedefe ulaştırma prensibi üzerine kurulu spor dalı.
Kano,
bir olimpiyat sporu olarak çok çeşitli teknelerle yapılır.
Bu sınıflar kano ve kayak olmak üzere iki kategoriye
ayrılmış olup, kanolara "Canadians" da
denir. Kanolar Kızılderililerin teknelerinden doğmuştur.
KÜREK:
İnsanoğlunun denizler
ve akarsularla basit araçlar kullanarak mücadelesini
temel alan bir spor dalıdır. Küreğin ilk kez ne zaman ve
kimler tarafından kullanıldığı tam olarak
bilinmiyor. Ancak tarihsel kaynakların çoğu, küreğe
benzer gereçlerin ilk olarak Akdeniz'de görüldüğünü, ilk
kürek yarışmasının da Mısır'da Nil Nehri
üzerinde
yapıldığını öne sürerler. İlk kürek yarışı 1715
yılında İngiltere'de Thames Nehri'nde yapıldı. 1900 Paris
Olimpiyatlarından beri olimpiyat programında yer alır.
GS Kurek Takimi
KIŞ
SPORLARI:
Zorlu doğa koşullarına
karşı, insanoğlunun çeşitli araçlar yardımıyla kar ve buz
üzerinde hareket etmesine dayalı
spor dalı. Kayak, kış sporlarının temelini oluşturur.
Isvec'li arkeologların yaptığı kazılar, kayak
sporunun en azından dört bin yıllık bir geçmişi
olduğunu kanıtladı. 205 cm boyunca, orta yerindeki
genişliği 15
cm olan kayakların cam ağacından yapıldığı anlaşıldı,
M.S. 526-559 yıllarında Procopios'un yazılarında
kayak müsabakalarına yer verildiği görüldü. 1891'de
Avusturyalı Zdarsky (1874-1946) ilk spor kayağını
yaptı. 1892'de Almanya, 1894'te Avusturya ve 1901 yılında Fransa'da
başlayan kayak müsabakaları giderek kış sporları
içine girdi.
OKCULUK:
Kökeni insanoğlunun avcılık günlerine dayanan, oku bir yay
aracılıyla hedefe göndermeyi amaçlayan spor dalı.
Okçuluk ilk kez 1904 yılında olimpiyat programına alındı. Bu
branşta ilk dönemlerde Fransa, Belçika ve İngiltere
başarılı sonuçlar almış, daha sonraki dönemlerde Amerika,
Sovyetler Birliği, Iskandinav ülkeleri ve İtalya bu
ülkeleri izlemiştir.
Okçuluk Sitesi
YELKEN:
İnsanoğlunun
suyun kaldırma kuvvetinden istifade ederek kullandığı
teknelere rüzgarın enerjisini de eklemesiyle oluşan ve
önceleri bir ulaşım biçimiyken sonra doğayla
mücadelenin ağır bastığı bir faaliyet halene gelen spor
dalı. Özellikle açık denizlere kıyısı olan
ülkelerin benimsediği yelkenli tekneler, ulaşım ve
savaş amaçlarıyla da kullanıldı. Yelkenli bir spor
dalı olarak
benimseyen ilk ülke İngiltere'dir. 1693 yılında
Seamark Cub adında bir kulübün kurulmasından sonra yelken
sporu dünyanın diğer ülkelerine de yayıldı.
Türk
Yelken Vakfı
YÜZME:
İnsanoğlunun ilk çağlardan
bu yana doğaya uyum sağlayabilmek için ihtiyaç duyduğu
aktivitelere dayalı spor dalı. Önce hayvanların
hareketlerini izleyen, sonra da suyun içinde kol ve
bacaklarını içgüdüsel bir biçimde kımıldatan insan,
kısa sürede yüzmeyi öğrendi. Ancak bu aktivitenin organize
bir yarış biçimi haline gelmesi 19. yy'a rastlar Bununla
birlikte bazı tarih kitaplarının Japonya'da yüzme
yarışlarının çok daha eskilere dayandığını, 1603'te
Japonların ilk ulusal yarışmayı düzenlediklerinden
söz
eder. Yüzme sporuna Avrupa kıtasında öncülük eden
İngiliz'lerdir.
Malatya Yüzme İhtisas Spor
Kulübü |