|
Futbol hurafeleri
Evet top yuvarlaktır ve normal
olarak bir maç 90 dakika sürer. Ama futbolla ilgili bildiğiniz
pek çok şey aslında yanlış.
Evet top yuvarlaktır ve normal olarak bir maç
90 dakika sürer. Bu bilgileriniz doğru ve hálá geçerli. Ama
futbolla ilgili bildiğiniz pek çok şey aslında yanlış.
Champions Dergisi futbol bilgelerinin(!) çok sık kullandıkları
bazı kalıpları yayınladı. İşte size şehir efsanelerine dönen
ama aslında doğru olmayan futbol mitlerinden bir
demet.
Uzun taç atışları tehlikelidir 2004
Avrupa Kupası’nda uzun taçlar sayesinde kaç gol atıldı biliyor
musunuz? Hiç. Peki UEFA Kupası’nda. Üç. Yani bundan sonra
spiker bilmem kim tehlikeli bir uzun taç atışı yaptı
dediğinde, hiç boşuna nefesinizi tutmayın. Bir şey
olmuyor.
Alman futbolcular çok
disiplinlidir Her zaman değil. 1934 Dünya Kupası’nda
Bayern Münih’ten milli takıma seçilen Sigmund Haringer
kalabalık bir yerde portakal yediği için evine geri
gönderilmişti. 1986’da Uli Stein antrenörü Franz Beckenbauer’e
‘palyaço’ deme gafletine düşmüş ve valizlerini toplamaya
başlamıştı. Amerika 94 kupasında Steffan Effenberg, Alman
taraftarlara hareket çekmişti.
Topu yumrukla
uzaklaştıran kaleciye güven olmaz Kaleci Sepp Maier
açıklıyor: ‘Bazen topu yakalayamazsın ve yumruk atarsın. Hem
bazı durumlarda böyle yapmak daha emniyetlidir. Örneğin
yağmurlu bir havada top geliyor ve onu tehlikeli bölgeden
uzaklaştırmanız gerekiyor. Yakalamaya çalışırken elinizden
kayma riskini almaz onu yumruklarsınız. Topu yumrukla
karşılamanın iki yolu var. İki elle ya da tek elle. Bana tek
elle yumruk atmak daha mantıklı geliyor. Çünkü iki yumruğunuzu
denk getirip topa vurabiliyorsanız, topu yakalayabilecek
durumdasınız demektir.’
Sol tarafta oynayan orta
oyuncular solak olmalıdır İngilizleri komplo teorileri
üretmeye iten iki tane sol vardır. Bir tanesi politikadaki
sol, diğeri de futboldaki. Genel geçer bir inanışa göre sağ
ayağı güçlü olan bir futbolcu sol tarafta oynadığı zaman topa
karşı yeterince duyarlı olamıyor ve solak bir futbolcunun
göstereceği performansı gösteremiyor. Bunu bir de Almanya’nın
Avrupa 2004’teki başarı hikayelerinden biri olan Philipp
Lahm’a anlatın isterseniz. Lahm sağ ayağıyla top oynayan bir
futbolcu olarak Portekiz-Almanya maçında sol ortada oynamış ve
mükemmel bir oyun çıkarmıştı.
Forvetin kapı gibi
olanı makbuldur İngiliz kaleci Peter Bonetti’ye sorun,
size hiç de böyle olmadığını anlatsın: 1970 Dünya Kupası
çeyrek finalinde ardı ardına üç gol yemiş, futbolseverleri
şaşkına çevirmişti. Almanya’nın forvetleri Gerd Müller ve Uwe
Seeler’ın boyu sadece 160 cm civarındaydı. Maç öncesinde
Almanya’da büyük tartışmalar olmuş, önde kısa boylu iki
oyuncuyu birden kullanmanın vahim bir hata olduğu söylenmişti.
Dünya Kupası’nı Arjantin 1978’de Mario Kempes’in, Brezilya
1994’te Romario ve Bebeto’nun golleriyle kazanmıştı. İkisi de
servi boylu değildi.
Futbolda kolay maç
yoktur Vardır. Maç sonrası röportajlarda antrenörler
geleneksel olarak bunu söyler ama bu doğru değildir. Örneğin
Dünya Kupası’nda karşınıza Samoa takımı çıktı. 2001 yılında
Avustralya bu takımı 31-0 yendi. Buna ne dersiniz? Ha bir de
İspanya, Fransa’yı rutin olarak yeniyor. Bazen 8-1’lik
skorlarla. Bir de San Marino ve Andora var. San Marino 34
maçtır, Andora 18 maçtır zafer yüzü
görmüyor.
Saldırı en iyi savunmadır Hep
saldırır ve topu elinizde tutarsanız tabii ki karşı takımın
gol atması beklenemez. Ama Porto, Yunanistan, Valencia gibi
takımlara baktığınızda çoğunlukla tek golle işi bitirdiklerini
görürsünüz. 2002’de Valencia ligi 51 golle tamamladığında
kendi kalesinde 27 gol gördü. 2004’te daha saldırgan
oynadılar, gol sayısı 71’e çıktı. Kalelerindeki gol sayısı
yine 27’diydi. Kupaya giden yolda Yunanistan ve Porto’nun son
üç maçta kalesine top uğramamış olması rastlantı
değildi.
İtalyan futbolu katenaçyonun
hakimiyetindedir Katenaçyonun, Milan efsanesinin tüm
Avrupa’yı kasıp kavurduğu yıllarda teknik direktörü Arrigo
Saachi tarafından yaratılan adam-adama markaj ilkesine dayalı
bir yöntem olduğunu düşünenler yanılıyor. Katenaçyo, 4-4-2
sistemiyle yapılan savunmadır. Ama İtalyan futbolu bu sistemin
dışına çıkmaz diye bir şey yoktur. Örneğin Milan geçen sezon
UEFA kupasında 4-3-2-1 oynamıştır.
|