Güzel Avratotu: Kireçli topraklarda
yetişen 180 cm kadar boyunda birkaç sene yaşayan nahoş kokulu
bir bitkidir. Meyveleri kiraz gibi yuvarlak ve siyah
renktedir. Çiçekleri boru şeklinde, koyu kırmızımsı veya
sarımtıraktır. Ağrı kesici ilaç yapımında kullanılır. Mide,
bağırsak, astım, kalp, sinir, beyin hastalıkları tedavisi için
yapılan ilaçların yapısında da bulunmaktadır. Fakat yapısında
bir çeşit zehir olan 'Atropin' vardır. Sadece tıbbi maksatla
kullanılır. Bir hekim tavsiyesi olmadan kesinlikle
kullanılmamalıdır.
Baldıran: Nemli yerlerde 1-2 metre boyunda
saplarının altı erguvani renkli bir bitkidir. Yaprakları
büyük, çiçekleri yayvan ve küçüktür. Tıpta özellikle dişçilik
alanında kullanılır. Ağrı kesici, spazm çözücü ve teskin edici
özelliği varsa da çok zehirli bir bitki olup, 6 gramı bir
insanı öldürmeye yeter. Ev ilaçlarında kesinlikle
kullanılmaması gerekir.
Adasoğanı: Birçok yerde yetişebilen,
yaprakları uzun ve şerit şeklinde bir bitkidir. Çiçekleri
yeşil, beyaz ve damarlıdır. 2 kilo kadar olan soğan kısmı
yapraklarının altındadır. İdrar söktürür. Kalp hastalıklarında
vücutta biriken suyu boşaltır. Birçok faydaları olmasına
rağmen acı ve zehirlidir. 7.5 gram adasoğanı, bir insanı
rahatça öldürebilir. Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde
zehirlenme ve kusmalara yol açar. Doktor tavsiyesiyle
kullanılmalıdır.
Çifitotu: Çayırlarda ve hendek
kenarlarında yetişen, zehirli bir bitkidir. Yaprakları geniş,
çiçekleri küçük ve sarı renklidir. Çiçekleri dalların dışına
taşmış demetler halindedir. Keskin bir kokusu vardır. Kalp
çarpıntılarını giderir, mide ağrılarını dindirir. Zeytinyağı
ile kavrulduktan sonra çıbanın üzerine konulursa, çıbanı
olgunlaştırır. Kullanılırken tavsiye edilen doz sınırı
aşıldığı takdirde ölüme varan sonuçlar getirir.
İtüzümü: Ormanlarda yetişen bir bitkidir.
Çiçekleri beyaz, meyveleri parlak beyazdır. Meyvesi,
yaprakları ve çiçekleri kullanılır. Romatizmal ve mafsal
ağrılarını keser. Aybaşı düzensizliğini ve rahim
hastalıklarını giderir. Yaralara lapa halinde de kullanılır.
Bir uzman tavsiyesi olmadan, ev ilaçlarında kullanılmaması
gerekir. Fazla alındığı takdirde ölümlere neden olabilir.
Nergiz: 20-60 cm boyunda soğanlı
bitkilerdir. İlkbaharda çok güzel kokulu çiçekleriyle baharın
müjdecisi olarak bilinirler. Çiçekleri kuvvetli kokulu, sarı
veya beyaz renkli, tek tek veya birkaçı birarada bulunurlar.
Musil, ateş düşürücü, nezle, rahim ve mesane ağrılarında çay
olarak kullanılır. Bitki, zehirli alkaloitler taşır. Kusturucu
ve ishal etkilidir. Bu sebeple bir hekim tavsiyesi olmadan
kesinlikle kullanılmamalıdır.
Yabanyasemini: Bitki rutubetli, nemli ve
gölgelik yerlerde, dere kenarlarında ve çitlerde yetişir.
Haziran-Eylül ayları arasında mor renkli çiçekler açan,
meyveleri sarımsı kırmızı renklidir. Ağrı kesici, deri
hastalıklarında kan temizleyici, uyutucu, idrar arttırıcı ve
müshil etkilere sahiptir. Ayrıca spazmodik öksürükler, frengi,
romatizma, gut, sedef, sıraca, kanser hastalıklarında da
kullanılır. Bütün bu faydalarına rağmen bitki,
gliko-alkaloitler taşır. Yüksek doz alımı bulantı, kusma,
ishal, zehirlenme yapar.''
Uzmanlar, şifalı bitkilerin kullanımı sonrasında zehirlenme
belirtileri görüldüğünde, zehirlenme sebepleri araştırılmadan,
ilk yardımın yapılmamasını tavsiye ediyor. Evvela sindirim
sisteminden zehrin bertaraf edilmesi gerektiğini belirten
uzmanlar şu tavsiyelerde bulunuyor:
''Hastada kendiliğinden kusma olmazsa, suni olarak
kusturulur. Bundan sonra birkaç defa mide, yüzde 0,50,1
potasyum permanganat, yüzde 0,2 tanen veya tıbbi kömür mahlülü
ile yıkanmalıdır. Hatta zehirlenmeden sonra birkaç saat dahi
geçmiş olsa da, midenin yıkanması ihmal edilmemelidir.
Sonradan kimyasal analiz yapılmak üzere kusmukların hepsi
muhafaza edilmelidir. Umumiyetle bitkilerden zehirlenmelere
karşı kullanılan en iyi vasıta tıbbi kömür (50 gr) ve
oksimagnezyum (25 gr) karışımıdır. Oksimagnezyum
bulunmadığında, daha fazla miktarda tıbbi kömür veya tanen
yüzde 23, sulu mahlülü (200-300 gr su) bir defada verilir.
Zehirlenmeye karşı kullanılan mahlül, alkaloidler ve
glikozidleri çökertir, uçucu maddeleri yok eder. Zehirli asid
ve esansları tesirsiz bırakır. Zehirlenmeye karşı kullanılan
bu ilaçlar kısa bir müddet için etkilidirler. 20-30 dakika
sonra mide yeniden yıkanmalı, bundan sonra müshil
verilmelidir. Zehirlenen kimse yatırılmalı ve taze hava akımı
temin edilmelidir. Vücudun sıcak tutulması için tedbir
alınmalı, çay veya kahve verilmeli. İlk yardımdan sonra hemen
bir doktor aranmalı ve muayene edilmesine çalışılmalıdır.
Zehirli maddelerin cilde teması vakalarında ise dokunulan yer
birkaç defa sabunla yıkanmalı, daha sonra yüzde 2 permanganat
mahlülü ile silinmelidir. Bu gibi vakalarda doktorun yardımı
temin edilmelidir.''