Doğada bulunan ve aktarlar tarafından faydalı olarak
satılan birçok şifalı bitkinin belli bir ölçüye göre
kullanılması gerekiyor. Şifalı bitkileri de daha fazla fayda
sağlaması amacıyla fazla tüketmemek gerekiyor. Birçok şifalı
bitki fazla tüketilmesi halinde zehirlenmelere; hatta ölümlere
yol açabiliyor. Şifalı, bir o kadar da tehlikeli olan bitkiler
şu şekilde sıralanıyor:
Son yıllarda başta
ABD olmak üzere gelişmiş ülke insanları organik ürün
satan mağaza ya da dükkanlara akın ediyor. Çünkü
bilinçli ve sağlığını düşünen tüketici, hormonsuz,
genetik değişime uğramamış, zirai ilaç kullanılmamış
ürün yemek istiyor. Bu tüketiciler mercimek alırken de
bu kaygıyı taşıyor, kuru meyve ya da yaş sebzeyi tercih
ederken de... Hatta çocuğuna oyuncak alırken ahşap
olanını arıyor. Doğal olarak hızla artan bu talep,
dünyada parasal boyutu 25 milyar doları bulan organik
ürün pazarı oluşturdu. Uzmanlar organik ürün pazarının
10 yıl içinde 100 milyar dolar seviyesine çıkmasını da
bekliyor.
Sarmısak kan pırtılaşmasını azaltırken, aynı zamanda
tansiyon ve kolesterolüde düşürüyor. Kekik ise öksürük ve üst
solunum yolu enfeksiyonları için tavsiye
ediliyor.
Yüzyıllardan
beri çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde
kullanılan bitkilere olan talep, kışın artan
grip ve nezleyle birlikte daha da artıyor
insanoğlu
bitkileri önce gıda sonra ise yaralanma ve hastalıklara karşı iyileştirici
olarak kullandı, ilk yazılı kaynaklar da bitkilerin sağlığı korumak ve
tedavi amacıyla yaygın şekilde kullanıldığını
gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü
verilerine göre dünya nüfusunun yüzde
80'i sadece bitkilerin tedavi desteğinden
yararlanıyor. Bitkiler
bilinçli olarak kullanıldığında sağlık kaynağına
dönüşebiliyor. Tıp da bitkilerin yararlı özelliklerinden
faydalanıyor. Zaten bir çok ilacın hammaddesi de bitkilerden elde ediliyor. Kış
gelince peydah olan grip, nezle, soğuk algınlığı gibi hastalıklarla
bitkilere olan talep de artıyor. Ancak
yine de her hangi bir hastalıkta doktora başvurmak
akla gelen ilk yöntem olmalı.