|
Tek tip rejimler sağlığı
tehdit ediyor!
Kısa sürede kilo vermek isteyenlerin gözdesi
haline gelen, 'Tek Tip Rejimler'in, insan sağlığım ciddi boyutlarda
tehdit ettiğini biliyor muydunuz? Araştırmalar, tek tip besin veya besin
değerine dayalı diyetlerin sabıkalı olduğunu ortaya çıkardı. Montignac
Diyeti'nden, İsveç Diyeti'ne, Prenses Diyeti'nden Dr.
Atkins Diyeti'ne kadar, uzmanlar pek çok ünlü diyeti mercek altına
aldı.
Tüm dünyada olduğu gibi toplumumuzda da
yerleşik bir değer haline gelen ‘ince olan güzeldir' kavramı, kadınları;
kaynağı belli olmayan farklı formüllerle incelme yarışma itti. Büyük
bir çoğunluk 'hayatının her günü diyetteyken', diğerleri '3 gün
sonra diyete giriyorum' saplantılarıyla rejim yapmayı zorunluluk addetti.
Kısa zamanda kesin çözüm verdiğine inanılan diyet formülleri, en çok
aranan ve tercih edilen diyetler oldu. Şimdilerde 'Hızlı incelme'
trendinin yarattığı tek tip rejim salgını herkesi sarmış durumda. Bu
salgın öyle bir noktaya geldi ki, güzellik uğruna sıhhatimizi tehlikeye
attığımızı fark edemedik.
Faturası çok ağır
Ne yazık ki, 'bilinçsiz incelme'nin sağlık
üzerine çıkardığı fatura bu kez oldukça kabarık. Çünkü hızlı
sonuç verdiği için son zamanlarda oldukça fazla rağbet gören tek tip
rejimler'in, ciddi sağlık sorunları yarattığı ortaya çıktı. Bugüne
kadar 'diyet Çılgınlığı'yla başa çıkmaya
çalışan beslenme uzmanları,
hangi tip diyetlerin, hangi sağlık sorunları yarattığı araştırmalarla
ortaya koydular. Şimdi ise 'tek tip
diyetlerin yarattığı sağlık sorunlarıyla nasıl mücadele edileceği
tartışılıyor.
Kısa bir süre önce Hacettepe Üniversitesi
tarafından yapılan bir araştırma, tek tip besine dayalı ve çok düşük
kalorili diyetlerin insan sağlığında oluşturduğu tahribatları ortaya
koydu.
Araştırma bulguları hakkında bilgi
veren Diyabetik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Perihan Arslan, "Her şeye
katlanıp bu yasaklı diyetleri yaşam boyu sürdürenler var. Bu kişiler
zihinsel, ruhsal ve bedensel sağlıklarım tehlikeye
attıklarını ne
zaman anlayacaklar acaba?" diyor. Belirli bir besin öğesinin
veya bir besinin tüketilmesine dayalı diyetler olarak tanımlanan 'tek tip
diyetler' yıllardır çok yaygın uygulanıyor ve son zamanlarda da oldukça
revaçta. Tek tip diyetlerin neden bu kadar popüler olduğuna gelince...
Fazla kiloları kısa zamanda kaybetme isteği
ve bu isteğe salt ticari kaygılarla cevap vermeye çalışanlar,
birbirinden beslenen sektörel bir kısır
döngü yaratıyor. Sağlık ve beslenme ilişkisi sorgulamadan, işin ehli
olmayan kişilerce önerilen diyetler uygulanıyor ve sonunda, ciddi sağlık
problemleriyle karşı karşıya kalınıyor. Tabii, medyanın da bu gelişmede
önemli bir payı var. Diyet konusundaki yazıların, uzman görüşleri alınmadan
hazırlanması ve gerekli bir bilimsel ön araştırma yapılmaması, yanlış
yönlendirmelerin önemli bir kaynağı.
Yağ hücreleri
yerine kas kaybı oluyor
Prof. Dr. Perihan Arslan, tek tip
beslenmeye dayalı rejimlerin metabolizmada telafi edilemeyecek yavaşlamalara
yol açtığım ifade ediyor. Söz konusu yavaşlama diyet sonrasında daha
süratli kilo almaya neden oluyor. Arslan'a göre diyet sırasında haftalık
kilo kaybı 2-3 kg.'a çıktığı zaman, vücuttaki kas-yağ dengesi kas
aleyhine tahrip oluyor.
Bu tür diyetleri uygulayanlar da yağ hücrelerinden
ziyade kas kaybına uğruyorlar.
"Diyet denince sadece zayıflama
diyeti düşünülmemeli." diyor Amerikan Hastanesi'nden Beslenme ve
Diyet Uzmanı Dilara Koçak. Diyet özelliği olan beslenme şekli anlamına
geliyor aslında. Yani kişilerin diyete olan bağımlılıklarının farklı
nedenleri var. Zayıflama amaçlı yapılan diyet gibi, şişmanlama amacıyla
yapılan veya diyabetiklere, sporculara göre hazırlanan diyetler de var.
Doğru diyet hangisi?
Hacettepe Üniversitesi Diyabetik Ana Bilim
Dalı Başkanı Prof. Dr. Perihan Arslan'a göre sağlıklı diyetin özellikleri
şunlar olmalı:
- Sağlıklı zayıflama diyeti, haftada
ortalama 1-1.5 kilo verdirmeli.
- Vücut ağırlığının kişinin ideal
ağırlık düzeyine indirmeli.
- Yeterli ve dengeli (protein,
karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineraller birlikte) olmalı.
- Yeniden kilo alımını önlemeye ve vücut
ağırlığını korumaya yönelik olmalı.
Kişiye özel diyet şart!
Acıbadem Caroussel
Hastanesi Beslenme Uzmanı Hacer Kaya da, tek tip diyetlerde dengesiz
beslenmeye bağlı olarak bir besin öğesinin fazla alınırken, diğerlerinin
eksik kaldığına dikkat çekiyor ve bunların önemli sağlık sorunları
yarattığım belirtiyor,
En büyük hataların kilo verme amaçlı
diyetlerde yapıldığı da, yapılan araştırmaların ortaya koyduğu bir
gerçek. Beslenme Uzmanı Hacer Kaya; bireyin yaş, cinsiyet, boy, varsa
hastalıkları, sosyo-ekonomik durumu ve beslenme alışkanlıklarının göz
önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çekiyor.
Başka bir deyişle kişinin sahip olduğu
hastalık, (diyabet gibi) diyetin niteliğini değiştirmesini gerektiriyor.
Ayrıca kişilere beslenme eğitimiyle yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı
kazandırmak ve uzun dönemde verilen kilonun korunması hedeflenmesi
gerekiyor.
Yapılması Gereken
testler
Yaşanabilecek riskler, bu işin bir
beslenme uzmanının kontrolünde yapılmasını zorunlu kılıyor. Diyete
başlayacak olan kişinin öncelikle bir beslenme uzmanına giderek bazı
testlerden geçmesi gerekiyor. Bir endokronoloji ve bir metabolizma uzmanının
ortak kontrolünden geçtikten sonra yapılacak testler şöyle sıralanıyor:
Açlık kan şekeri, total kolesterol,
trigliserid, ürik asit, SGPT SG01
(karaciğer enzimlerini görmek için)
Beslenme uzmanı Hacer Kaya, gelen hastaları
iki grup halinde değerlendirdiklerini anlatıyor:
"Birinci grup, sağlık ve beslenme
konusunda yeterli bilgiye sahip olan ve sağlıklı bir şekilde zayıflamak
isteyenlerden oluşuyor.
îkincisi ise, kendi başına veya bu
konuda uzman olduğunu belirten kişilerin kontrolünde sağlıksız
diyetler uygulayarak kilo veren ve tabii yine kilo alan insanlar. Bu grubun
da bizlere geliş amacı, bu kez sağlıklı bir zayıflama programı ve en
önemlisi beslenme eğitimi almak.'
Örnek bir diyet nasıl
olur?
Diyetisyen Koçak ise, dengeli bir besin dağılımı
yapıldıktan sonra, bir zayıflama diyetinde hamburgerin bile olabileceğini
belirtiyor. 5-6 kg. fazlası olanlar için Koçak, kolay uygulanabilir, günlük
bir diyet programı da öneriyor:
SABAH:
2 dilim beyaz peynir veya 1 dilim az yağlı kaşar,
domates - salatalık (serbest), 2 dilim kepekli ekmek veya 1 galeta,
5 adet zeytin ve çay (şekersiz)
ÖĞLE:
Yeşil salata yanında 1 tost 1 adet mayonezsiz hamburger veya 2 yumurtalı
omlet ile 2 dilim ekmek ve ayran
ARA: 1
meyve veya 2-3 kraker ile 1 bardak süt veya yoğurt
AKŞAM:
Izgara balık/tavuk, 3-4 adet köfte, pirzola veya biftek (birini seçin),
yeşil salata, 6 kaşık haşlama sebze ile 1 kase yoğurt
GECE: 1
meyve
Çalışanlara pratik öneriler
Özellikle çalışanlar için bu denli düzenli
programları yürütmek elbette çok zor. Ama en azından şunlara dikkat
etmenizde yarar var:
- Alkollü içeceklerden ve hazır meyve
sularından uzak durmak
- Çayı şekersiz ve açık
içmek
- Haftada bir kaç kez (en az 4), en az 45
dakika olması kaydıyla yürüyüş yapmak
- Günde en az 12 bardak su içmek
- Günde en fazla 2 fincan kahve tüketmek
- Günde 1 kutu soda tüketmek
Hangi rejimler
tehlikeli?
Özellikle tek tip besin ve besin değerine
bağlı olan diyetler tehlikeli diyetler listesine giriyor.
Prof. Dr. Perihan Arslan, tek tip
diyetlerin niteliklerini şöyle sıralıyor:
- Genellikle meyve ve çorba gibi
besinleri içeriyorlar
- Enerji değerleri düşük.
- Karbonhidrat içeriği yüksek (yüzde
95), protein içeriği düşük (yüzde 5), yağ içermiyorlar.
- Pek çok vitamin (B6 ve B12 gibi) ile
kalsiyum, çinko, demir, magnezyum ve fosfor gibi mineraller yönünden
yetersiz
Tek Tip Rejimlerin Yol açabileceği
Sağlık sorunları;
Uzmanlara göre tek tip rejimler uzun süreli
sürdürüldüğünde birçok ciddi hastalığa davetiye çıkarıyorlar.
Bunları kısaca şöyle özetleyebiliriz:
- Osteoporoz
- Safra taşları,
- Böbrek hastalıkları
- Kardiyovasküler
hastalıklar
- Bazal mitaboiizma hızı
düşüyor (Vücudun çalışma hızı)
- Kansızlık
- Dikkat azalması
- Uyuşukluk
- Saç dökülmesi
- Yorgunluk
- Bulantı ve kusma
MONTIGNAC DİYETİ:
Karbonhidrat içeren besinlerle protein içerenlerin
birbirinden ayrı alınması (gıdaları ayrıştırma) esasına dayanıyor.
Montignac prensiplerine göre, öncelikle gıdalar sınıflandırılıyor.
Yani enerji veren proteinler, glusitler ve yağlar ile enerjik olmayan
lifler, su, vitamin,
mineral ve oligo elementler birlikte alınmıyor. Bu tür beslenme
mide, bağırsak sistemini bozuyor
ve ülsere yol açabiliyor.
Ayrıca sinir sisteminde tahribat yapıyor.
SALATA, MEYVE VE HAŞLANMIŞ
PATATES DİYETLERİ:
Vücudun çok az miktarda kalori ve besin
öğesi almasına yol açıyor. Uzmanlar mide yanması, ağrısı ve kazınması
şikayeti olanların bu tür rejimlerden uzak durmaları gerektiği görüşünde
birleşiyor.
KAN GRUBU DİYETLERİ:
Kişileri besinlerden uzaklaştırarak
yetersiz ve dengesiz beslenmeye yöneltiyor. Mesela bu diyet tipinde X kan
grubu mensuplarının kesinlikle süt ürünleri almaması şartı
veriliyor. Ancak uzmanlar, kişinin ilk tanıdığı gıdanın anne sütü
olduğunu ve süt ürünlerinin çok yararlı besin değerleri düşünüldüğünde
bunun zararlı bir öğüt olduğunu ifade ediyor.
SOĞAN ÇORBASI DİYETİ:
Yağın kesinlikle yasak olduğu bu 3 günlük
diyette, anlaşılacağı gibi doğru düzgün tek yemeğiniz soğan çorbası.
Bir de beyaz peynir. Çay, meyve (üzüm ve muz hariç) ile pirinç lapasına
çok kısıtlı olarak izin var. Vücutta doku (kas) kaybı yaratması
nedeniyle bazal metabolizma hızını yavaşlatıyor ve tekrar kilo almayı
kolaylaştırıyor.
İSVEÇ DİYETİ:
Vitamin ve mineral açısından son derece
yetersiz, vitaminleri açısından fakir, kolesterol yönünden zengin olduğu
için de kalp hastalığı ve diyabet açısından da ciddi risk taşıyor.
Bu diyette vücut kendini az yemeye adapte ettiğinden bazal metabolizma hızı
yavaşlıyor.
WORKING GIRL (çalışan
kız) DİYETİ:
Alman diyetisyenler tarafından hazırlanan,
2 haftada üç buçuk kg kaybettirmeyi hedefleyen bu programda ağırlık
karbonhidratta. Yani kan şekeri ve
insülin salınımı dengesizliğine yol açıyor.
PATATES DİYETİ:
2 hafta sürdürülebilir olarak lanse
edilen diyette hedef, bu süre zarfında toplam 4-5 kg. kaybetmek verdiği
zarar Working Girl diyetiyle aynı..
ALMAN DİYETİ:
Uygulama süresi 4 hafta olan diyette
karbonhidrat oranı oldukça yüksek. Ayrıca, sebze ve meyve de dengeli
olarak verilmiyor. Protein oran da hayli düşük. İnsülin salınımı ve
kan şekeri dengesizliği ortaya çıkıyor.
PRENSES DİYETİ:
İngiltere kaynaklı diyet, adını Prenses
Diana'dan almış, 1 haftada 5 kg vermeyi vaat eden program, düşük
kalorili diyetler kategorisinde gösteriliyor. Besin öğeleri açısından
çok yetersiz.
DR. ATKINS DİYETİ:
Yağlı maddeler ile proteinin tamamıyla
serbest olduğu bu diyette şekerli tüm besinler yasak. Kalp hastalığına
davetiye çıkarıyor. Karbonhidrat eksikliği vücutta 'keton' adı
verilen ve yüksek miktardan çok zararlı olabilen cisimlerin artmasına
yol açabilir. Ayrıca kanda şeker düşüklüğü ve eksikliği de kendini
gösterir.
|