INCOMING
Yaşamak istiyorsanız son hızla kaçın
çünkü yine yaratıklar saldırıyor!
Evet girişten de anlaşılabileceği gibi Incoming de o
herkesin hasretle beklediği beyaz atlı oyun
senaryosuna sahip değil. Rage'in hazırladığı bu shoot-em-up'ta yine
istediğiniz kadar ET öldürebilirsiniz. Ve bir oyunun daha böyle çıkması
inanın artık beni şaşırtmıyor, oyundan en büyük zevki alıp
objektif bir şekilde yazmaya çalışıyorum. Incoming'in en farklı
yönleri ise bir shoot-em-up için inanılmaz kalitede grafiklere sahip
olması; ayrıca birçok ayrı araca hakim olabilmeniz, değişik zırhlılarla
değişik düşmanlara karşı savaşabilmeniz. Incoming'in kuşkusuz en önemli özelliği yaratıkların üstüne
tek tip araçla gitmemeniz. Bu da shoot-em-up'çıların hatırlayacağı
'Beach Head'de vardı ve bu sayede Incoming oldukça orijinal. Tamamen
güzel hazırlanmış 3 boyutlu yüzeylerde zoom yapabiliyor;
helikopter, tank, jet, hareketli top atarlar kullanabiliyor,
yükseklerden üssünüzü strateji oyunuymuş gibi görüp shoot-em-up
özelliğini bozmadan Mouse kabiliyetiyle savunabiliyorsunuz. Ayrıca
sabit uçaksavarlar ile sağdan, arkadan, üstünüzden size saldıran
uçaklara delice ateş edebiliyorsunuz. Tüm bunlara karşılık
Incoming asla bir simülasyon değil ve topu topu 10 tuş ile oynanıyor.
Incomig'i farklı şekilde oynayabiliyorsunuz.
Arcade
Mode: Evet artık siz 'Dünyayı
Kurtaran Adamsınız. Bir araç seçiyor ve düşmanların arasına dalıyorsunuz. Seçenekler arasında
çoğu UFO gibi bilinmeyen yaratık uçaklarının da bulunduğu birçok hava aracı var. Bazıları ise
oyunda gerekli başarıyı yakaladıktan sonra ulaşılabilir hale geliyor. Dalga dalda gelen ataklara
karşı koyup azimle hepsini yok ettikten sonra çeşitli mekanlarda bulunan nesneleri toplayarak
yolunuza devam ediyorsunuz. Ve bunlar gerçekten değerli çünkü tahmin edebileceğiniz gibi ataklar
gittikçe daha tehlikeli oluyor ve siz de onlara karşı koyabilmek için her bulduğunuzu almalısınız.
Campaign
Arcade: Burada düşmanlarınıza karşı 10 ana üniteden oluşan devasa bir savaş
veriyorsunuz. Ve ilk 6 ünite gerçekten uzun, her biri 10 ayrı küçük bölümden oluşuyor. Son dördü
ise bunların yanında oldukça kısa kalıyor. Her mini bölümde aracınız değişiyor; çeşitli
hedefleri
koruyor, düşman uçaklarını düşürüyor yada çeşitli askeri birimler arasında güvenle taşımacılık
yapıyorsunuz. Ayrıca yardım
çağrılarına duyarsız kalmamak, çeşitli nesneleri aramak, uçakları
korumak yada ele geçirmek ve yeniden dolum yapmak gibi birçok göreviniz var. Ve bunlar oyuncuyu
oldukça oyalayabiliyor. Görevler asla karmaşık değil, eğer gideceğiniz yeri ne radarda ne de kendi
başınıza bulamıyorsanız yukarıdaki üçgen prizmasını kullanmayı öğrenmenin vakti geldi demektir.
Bu üçgen prizmanın üçgeninin sivri ucu gideceğiniz yeri gösteriyor, bu kadar basit!
Campaign Tactics: Burası Campaign Arcade'e biraz benziyor. Ama burada her mini bölümden
sonra hareketlilik yerine size bölgedeki tüm ünitelere emirler verme şansı veriliyor.
Ünitelerinizden biri düşmanla karşılaşınca hemen arcade moduna geri dönüş oluyor yani pilot
kabinine geçip çatışmaya başlıyorsunuz. Üniteleri kontrol ise biraz zor, özellikle komut
verilmeden düşman yanlarından geçse bile ateş etmiyorlar. Bu arada fazla hayal kurmayın, tabii
ki ünite veya bina üretemiyorsunuz. Sonuçta bu bölüm yeteri kadar iyi değil ve oyuna sonradan
"Bu da olsun" mantığıyla eklendiği belli oluyor. Oyun birbirinden farklı birçok yerde geçiyor: Kutuplar, okyanuslar, yaratık gezegenleri, yağ
platformlarında farklı farklı araçları yönetiyorsunuz. Örneğin düşman uçaklarından korunmaya
çalışan bir gemide uçaksavar ya da bir boyut kapısını korumaya çalışan helikopter oluyorsunuz.
Bölümlerin geneline bir bakınca pek yalnız olmadığınız görülüyor. Diğer uçaklarınız her ne kadar
sizin komutanız altında olmasa da oldukça yararlı oluyorlar ama unutmayın sizin hedefi şaşırmış
atışlarınız doğal olarak onlara zarar veriyor.
Yalnız arkadaşlarınızı istemeden vurmanız o kadar da kolay değil, sağ olsunlar
Rage'dekiler
oyuna auto-aiming özelliği koymuşlar, yani oyunda düşmana yakın atışlarınız kendi kendine hedefi
bulabiliyor. Ama bu özellik sadece uçan araçlarda var, uçaksavar gibi aletlerde olay tamamen
sizin kabiliyetinize kalmış. Gelelim Incoming'in Multiplayer desteğine. Öncelikle yukarda bahsettiğim oyunu kolaylaştırıcı
özellik multiplayer oyunlarda yok ve bu hem gerçekçi hem de sıkıcı olabilir. Düşünsenize daha
oyuna ısınamadınız ve devasa haritada düşmanı tam sağ kanadından vurmaya çalışıyorsunuz! Her
neyse Multiplayer oynamak için de 3 ayrı seçeneğiniz var.
Bodycount: Bilinen durum, bir
uçak alıp tanıdık tanımadık herkese saldırıyorsunuz. Defend
Base: Adından anlaşılabileceği
gibi diğer oyuncuların ataklarına karşı takım arkadaşlarınızla üssü korumaya çalışıyorsunuz.
Team Play: Diğer oyuncuların katılımıyla çeşitli görevleri yerine getiriyorsunuz. Bu
kısa tanıtımlar bu tip bir oyun için yeterli, sonuçta tüm rakipleri el kabiliyeti ve 'üstün tecrübe'
ile patlatıyorsunuz. Multiplayer'da asıl sürpriz modem, Internet, direkt kablo veya network'e
ihtiyacınızın olmaması. Aynı bilgisayarda ekranı ikiye bölerek oynayabiliyorsunuz ve süper
grafiklerden hiçbir şey kaybetmiyorsunuz. Oyunun enteresan özelliklerinden biri de 5 aynı bir atari
yada konsol oyunu gibi hazırlanmış olması. 5 canınız var ve hepsini kaybettikten sonra puanınız
isminizle beraber skor listesine ekleniyor. Bu ve oyunda çok az tuş olması bende bu oyunu kesinlikle
konsol ve atari salonlarında göreceğimiz fikrini doğurdu. Sonuç olarak Incoming oynanabilirliği çok yüksek ve insanı teryakisi yapabilecek bir oyun. Grafikler
olağanüstü ve yarım ekranla aynı bilgisayarda iki kişinin oynanayabilmesi özlenen bir özellik. Tüm
bunlara rağmen oyun stratejik açıdan biraz başarısız, görevler değil bu tip oyunlarda çok az
karşılaşılan değişik araçları kullanma seçeneği oyunu sürükleyici kılıyor.
Shoot-em-up severler böyle
orijinal bir oyuna tapacaklar, patlamaların etkisiyle oluşan dalgalar, grafiklerin
yanı sıra ses
efektleri ve atmosfere uyumlu müzik oyunun artıları. Oyunun arabirimi basit,
herhangi bir bug ile
karşılaşmadım ve 'oyunu aldım, bitireceğim' diyenlere uzun süre oyalanacaklarını söyleyebilirim. Ve
oyunun açıklamasını buraya kadar okuyup oyunu alma hayalleri kurmaya başlayanlara son bomba geliyor:
3D hızlandırıcı kartınız yoksa Incoming'i unutun. Evet gerçekten de kart kesinlikle gerekli ve eğer
makineniz Pentium 233 MMX ise yada Pentium 133'ünüze güzel bir 3D hızlandırıcı takılı ve "Bakalım bu
kart tek başına neler yapabiliyor, bir göreyim" diyorsanız Incoming arkadaşlarınıza hava atmak için en
iyi fırsat. Hava atarken uygulamak için son bir püf noktası da fena olmaz herhalde: Incoming'de
gerek helikopteriniz gerekse tank gibi diğer hareketli araçlarınızı tamir edebilir ve secondry weapom
dolumu yapabilirsiniz. Bunun için tek yapmanız gereken aracı (genelde havalandığınız noktada
gördüğünüz) yeşilimsi dairelere getirmek ve bu sırada kolay hedef olmamaya çalışmak ;-)
Sayfadaki tüm ekran görüntülerine tıklayıp büyüklerini görebilirsiniz, daha çok ekran görüntüsü ise
burada: Incoming gece de oynanıyor: #1 -
#2
Oldukça değişik görevler de var: #3 -
#4 -
#5 -
#6
Multiplayer ve diğer görüntüler: #7 -
#8 -
#9 -
#10 -
#11 -
#12 -
#13 -
#14 -
#15
Ayrıca Unreal Hileleri'ni görmek için buraya tıklayabilirsiniz.
INCOMING
Firma: Rage
Tür: 3D shoot-em-up
Platform: Windows 95
Sistem Gereksinimi: Pentium-133, 16MB RAM, 50 MB HDD, 2X CD-ROM, Direct3D destekleyen veya 3D
hızlandırıcı kart |