|
Kontratı Sıkı Tutun Evsahibi-kiracı
arasında sıkıntılar yaşamaması için sözleşmenin sıkı yapılması
gerekiyor.
Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun'un, kiracıyı tek yanlı olarak
koruyan
hükümler içerdiği ve yine de boşluklar olduğu bildirildi. Kanuna göre;
kontratta
artış ancak belirlenen yıl için geçerli, somut olarak belirlenmemiş ise,
kiracının ilk seneden sonra herhangi bir artış yapma mecburiyeti yok. Taşınmaz
sahibi de mahkemeden değişen hayat şartlarına göre kira bedelinin artırılmasını
talep edebilir. Kira kontratında, "mükemmel" diye yazmak, evin
teslim
alındığında mevcut olan eksiklerinin kabul edildiği anlamına
geliyor.
Kira
sözleşmelerinde
hangi
artış oranı yazarsa yazsın, kiracının
ilk seneden sonra somut olarak
belirlenenin dışında, herhangi bir artış yapmakla yükümlü
olmadığı, fakat gayrimenkul
sahibinin, mahkemeye başvurmak suretiyle, değişen hayat şartlarına göre kira bedelinin
arttırılmasını talep etme hakkı bulunduğu
belirtildi.
Kültür
Üniversitesi Medeni Hukuk Ana Bilim
Dalı
öğretim üyesi Prof. Turgut Öz, 6570 sayılı
Gayrimenkul
Kiraları Hakkındaki Kanun'un, şehirlerde
ve belediye sınırları içerisinde, sözleşmeler
ne yazarsa yazsın veya yazılı bir sözleşme yapılmış olsun
veya olmasın, kiracıyı tek yanlı olarak
koruyan hükümler içerdiğini, ancak yine de boşluklar olduğunu
bildirdi. Yapılan yazılı kontrata
'mükemmel' diye yazmanın, evin teslim.
Alındığında
mevcut olan eksiklerin
kabul edildiği anlamına
gelebildiğini söyleyen
Prof. Öz, "Bu
bakımdan sakıncalıdır.
Daha sonra bunun,
hangi baskılar altında veya ne gibi şartlarda yazmak zorunda olunduğunu
ispatlamak sorunlarıyla uğraşmak yerine,
böyle bir şey yapmaktan kaçınmak gerekir. Ama ne olursa olsun, kiracı
olarak kabul edilebilmek
için bunu yapma mecburiyetinin de doğduğu
inkar edilemez. Böyle bir durumda, eve girdikten,
sözleşmeyi yaptıktan hemen sonra bir tespit yapılmasını tavsiye
ederim" dedi.
KİRA
ARTIŞ ORANI
Prof.
Turgut Öz, 6570 Sayılı Kanun'a göre, kira sözleşmelerinde
hangi artış oranı yazarsa yazsın, kiracının, ilk seneden sonra
herhangi bir artış yapmakla yükümlü olmadığını vurgulayarak, "Fakat
kanun, bunu dengelemek maksadıyla, kiraya
verene, mahkemeye başvurmak suretiyle değişen hayat şartlarına göre
kira bedelinin arttırılması
davası açma imkanı veriyor. Burada hakim,
sözleşmede yazılan oranda kirayı arttırmak
durumunda değil. 2001 yılının eylül ayından sonra mahkeme, TEFE (Toptan Eşya Fiyattan Endeksi) artış oranında
kira artışını yapıyor" diye konuştu.
TAHLİYE
TAAHHÜTLERİ
6570
Sayılı Kanuna göre, kira sözleşmesi yapıldıktan
sonra verilen tahliye taahhütlerin geçerli
olduğunu ifade eden Prof. Öz, "Burada belirtilen tarihte kiracı çıkmak
zorunda. Kiraya veren,
o tarih geldiğinden itibaren bir ay içersinde
mahkemeye başvurursa, tahliyeye karar verilecektir.
Onun için, böyle bir tahliye taahhüdü verilmemesi gerekir. Ayrıca, kira sözleşmesinin
tarihinden daha eski tahliye taahhütleri geçersizdir. Bunlar,
kiralayabilmek için baskı altında
verilmiş sayılmakta ve kesin geçersiz sayılmaktadır. Tahliye taahhüdünün, kira sözleşmesinden
sonraki tarihli olması gerekir" dedi.
KİRA
NEREYE YATACAK?
Prof.
Turgut Öz, bankaya yatırılan kira borçlarıyla
ilgili olarak da şunları kaydetti: "Aksi kararlaştırılmadıkça,
kiracı, borcu, alacaklının ikametgâhında
ödemek zorundadır. Niye banka hesap
numarası vermiyorsun, bankaya yatırmıyorum, bu zamana kadar ödemiyorum
diyemez? Ama parayı öderken
makbuz isteme hakkına sahip. Vermezse sorumlu olur." |