|
Şu en nefret ettiğimiz durum :
"ALDATILMAK"
Çoğumuzun başına en az bir kerede olsa
gelmiştir sanırım... Hala hiçbirimizin anlamadığı bu eylem karşısında nasıl
davranacağımızı bilememekte çok normal bence. Kimimiz böyle bir durum
karşısında sevgilisini yada eşini affeder, kimimiz ne terk eder ne
affeder, kimimiz çok sevdiği ve emek verdiği için es geçer...
Peki; nasıl bir duygudur ki bizi bu kadar
üzen, inciten, canımızı acıtan bir durum karşısında ne yapacağımızı
kestiremeyecek kadar şaşırtıyor.
Sevgilimizden, eşimizden böyle bir şey
beklemiyorken, Onu "yapmaz" diyebilecek kadar masum, anlayışlı, saygılı
görebiliyorken bir anda bir delil (toka,ruj,mesaj vb.) karşısında biricik
aşkımız birden bir haine, bir kadın düşkününe, bir yabancıya dönüşebiliyor...
Böyle bir durumda affetsek dahi:
KADIN UNUTTURUR AMA ASLA UNUTMAZ.
Sanırım istese de unutamaz. Çünkü bu eylem
karşısında tamamen suçsusuz.
'Kadın aldatılıyorsa suçu kendisinde aramalı'
söylemine kesinlikle katılmıyor ve kabul etmiyorum. Kadın kendisiyle
ilgilenmiyor, ilişkiye heyecan katmıyor, eşini erteliyorsa bile erkek aldatmak
yerine konuşmalı...
Ki eğer konuşmuyor yada konuşsa dahi kadın
bütün bunlara aldırmıyorsa terk etmeli...
Ama ne olursa olsun aldatmamalı.
Çünkü kimsenin kimseyi böyle bir durumda
bırakmaya hakkı yoktur. Aynayı hemen ters çeviriyorum ve erkeklere soruyorum
:
"Siz aldatılsanız; acaba eşinize yada
sevgilinize ikinci bir şans tanır mıydınız? Eskisi kadar güvenir miydiniz?
Ben bu konuda sizler gibi erkeklerin bizlerden
daha sert düşüncelere sahip olduklarını düşünüyorum.
Kendinize iyi davranın. |