|
Cep telefonu alırken dİkkat
Satın alınan
cep telefonunun SAR değeri ne kadar düşük olursa, insan sağlığı ile ilgili
taşıdığı riskin o kadar az olduğu belirtildi.
Uludağ Üniversitesi (U.Ü)
Mühendislik- Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr.
Hüseyin Savaş Başkaya, cep telefonlarının radyo frekans radyasyon (RFR)
yayan bir tür mikrodalga vericisi olduğunu belirterek, bu tip dalgalara
maruz kalma oranı arttıkça sağlığın olumsuz etkilenme riskinin
yükseldiğini kaydetti. Cep telefonları ve
benzer cihazların yaydığı RFR oranın, sağlık üzerindeki etkilerini
sınırlandırmak amacıyla Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Avrupa Birliği (AB)
tarafından alt limit belirlendiğini anlatan Prof. Dr. Başkaya, buna göre,
“SAR” olarak adlandırılan ve cep telefonunun yaydığı dalgalar sonucu
vücudun 1 kilogramının sıcaklığını, 1 santigrat derece artıran
elektromanyetik enerji değerinin 1 mikrowatt/santimetre olarak kabul
edildiğini bildirdi. Prof. Dr. Başkaya, bazı
üretici firmaların, cihazların kullanma kılavuzlarında “SAR” vermeye
başladığını ifade ederek, şöyle konuştu: “Sağlık açısından, SAR değerine
bakarak (Sağlık için zararı yoktur) diyebileceğimiz bir limit henüz tespit
edilmedi. Ancak, şu da bir gerçek ki, sağlık açısından, satın alınacak
cihazın SAR limitlerine dikkat edilmesi gerekiyor. Satın alınan cep
telefonunun SAR değeri ne kadar düşük olursa, insan sağlığı ile ilgili
taşıdığı riskin o kadar az olduğu söylenebilir. Alıcıların, cihaz
tercihlerini kullanırken bu noktaya dikkat etmeleri sağlıkları açısından
yararlı olacaktır.” "CEP"LE
GELEN TEHLİKE U.Ü Tıp
Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kayıhan
Pala da, cep telefonu gibi 900 MHz üzerinden sinyal gönderen cihazlarda,
yapılan son araştırmalarla 0.5 mikrowatt/santimetre düzeyinde maruz
kalmanın insan sağlığı için kesinlikle zararlı olduğunun saptandığını
söyledi. Bu nedenle bugün için benimsenen 1 mikrowatt/santimetre değerinin, 0.1’e çekilmesinin önerildiğini belirten
Yrd. Doç. Dr. Pala, İngiliz Tabipler Birliği tarafından 2001 yılında
yayınlanan raporda, maruz kalınan RFR arttıkça, kanser olgularının
arttığı, kadınlarda doğurganlığın azaldığı, gözün retina, iris ve kornea
tabakalarında hasara yol açtığı, reaksiyon zamanının uzadığı, uyku düzenin
bozulduğu ve hafızada zayıflama meydana geldiğinin ortaya çıktığını
kaydetti. Kaynak:
NTVMSNBC web sitesi
|