|
ABD'de mortgage krizi
ile başlayan kriz artık sadece ABD'yi ya da mortgage piyasasına yatırımları
olanları ilgilendirmiyor. Çünkü bankacılık sektöründen, perakendeye ve
hizmetler sektörüne kadar sıçrayan yavaşlama artık küresel finans sisteminin
bir sorunu haline gelmiş durumda. Ağustos krizinden sonra finansal
piyasaları kilitleyen, bankaları birbirlerine borç vermez duruma getiren
nakit sıkışıklığı ile bambaşka bir boyut alan krizin daha da sistematik bir
mali çöküşe neden olabileceği iddia ediliyor.
FED'in faizlerini birden 125 puan indirmesinin hayıra alamet
olmadığını düşünen ekonomistler, Bernanke'nin bir felaketin gelmekte
olduğunu farkettiğini, bu yüzden enflasyonla savaşını bir kenara atıp sert
indirimlere gittiğini savunuyor. Hatta FED'in mart ayında bir 0,50 puan daha
indirim yapabileceği tahminler arasında. ABD'nin en iyi ekonomistlerinden
biri olan hatta geçen ay gerçekleşen Davos zirvesinde En iyi iktisatçı
olarak takdim edilen Nouriel Roubini'nin blogunda yer verdiği yazıda ise
finansal bir katastrofa yani felakete 12 adım kaldığı iddia ediliyor.
Kriz derinleşecek
Gösterilen 12 adımın arasında; Emlak fiyatlarında yüzde 30'a yakın
değer kaybedeceği, bankaların subprime
zararlarının ise 300 milyar doları bulacağı gibi senaryolar var. Şirketler
ve büyük bankaların iflas edip, hedge fon gibi riskli yatırımcıların
özellikle türev piyasalara ve paketlenmiş yatırım araçlarına plan
pozisyonlarının büyüklüğünün öngörülememesi de finansal sistemi felakete
götürecek basamaklardan bir kaçı. Son dönemde kredi notları tehlikeye giren
sigorta şirketleri de küresel finansal sistemi çıkmaza sürükleyecek
sorunlardan biri. Roubini'ye göre şu aralar FED'in kendi içinde ve finans
piyasaları yetkilileri arasında da bu senaryo konuşuluyor. Her geçen gün
krizle bağlantılı gelen kötü haberler ise bu 12 basamağın birer birer
çürümeye başladığını gösteriyor. Uzmanlara göre bu seferki
resesyon, 1991 ile 2001'de yaşanan ve 8 ay süren
durgunluktan daha uzun ve daha derin olacak.
Hedge fon riski var
Referans'a konuşan Finansbank ekonomistlerinden İnan Demir'e
gören finansal piyasalarda katastrof yani felaket yaşanacağı, küresel finans
sisteminin çökeceği yönündeki bu iddialar fazlasıyla abartılı. Bu basamaklar
arasında en riskli olanlar arasında yer alan Gölge bankacılık konusunda
Hedge fonlar ve SIV'ler
(yapılandırılmış yatırım araçları) gibi araçlar bankacılık düzenlemelerine
tabi değiller. Bu yüzden de gereğinden fazla risk taşıyorlar diyen Demir'e
göre gölge bankacılığın ne kadar riskli olduğu Ağustos ayında yaşanan
çalkantının ardınnan iyice anlaşıldı. Buna karşılık gölge bankacılığın
normal bankacılık sisteminin de içine alınabildiğini belirten Demir, buna
örnek olarak da yatırım bankası Citigroup'un SIV'lerinde yaşadığı sorunların
ardından bu araçları kendi bilançosunun içine aktarmasını gösteriyor.
Uyarı mekanizması şart
İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Ahmet İncekara'ya
göre ise küresel ekonomiye ilişkin beklentilerde bozulma yaşanırsa zaten
böylesi bir felaket kaçınılmaz olur. Nouriel Roubini'nin ABD'deki resesyonu
ilk öngören ekonomistlerden biri olduğuna dikkat çeken İncekara, herkes
resesyon korkusu ile alımlarını, enerjin harcamalarını yavaşlatır,
istihdamını azaltırsa ilk başta mali piyasalarda başlayan bu kriz süreci çok
daha geniş alnalara yayılabilir. ABD Merkez
Bankası (FED), diğer merkez bankaları ve hükümetlerin
alacağı önlemlerin ve atacağı adımların piyasalarda kötüye giden atırımcı
davranışını hafifletebileceğini söyleyen İncekara, piyasalarda oluşması
gereken bir uyarı mekanizmasının da önemine değindi. İncekara'ya göre
iktisatçılardan ve çeşitli kurumların kuracağı bir mekanizma piyasalar için
uyarıcı görevi üstlenmeli. Gölge bankacılığın en büyük risklerden biri
olduğunu vurgulayan İncekara'ya göre, özellikle hedge fonların iyi görünen
ancak aslında kötü olan yatırımları ile ilgili önceden bir uyarı yapılmış
olması halinde şu an yaşanan krizin tetiklenmesinin önlenmiş olabileceğini
de belirtti.
Emlak fiyatları yüzde 30 düşer
ABD'yi tarihin en büyük
resesyon riskiyle karşı karşıya bırakan etkenlerden
ilki emlak piyasalarındaki çöküş. 2008'de emlak fiyatlarında yüzde 20 ila 30
oranında düşüş bekleniyor. Bu da sektörün 4 ila 6 trilyon dolar zarar etmesi
demek. Subprime-mortgage kredilerinde yaşanan çöküş 2.2 milyon ipotekli evin
kaybedilmesine neden olmuştu. Emlak
piyasasındaki yüzde 30'luk düşüş bu sayının 10 milyona çıkmasına yol
açabilir. Dahası, iflas eden emlak şirketi sayısı birkaç büyük şirketle
sınırlı kalmaz, iflas dalgası irili ufaklı pek çok şirketi daha piyasadan
silebilir.
Kriz tüketici kredilerine sıçrar
ABD
ekonomisindeki
resesyon, krizin kredi kartları, otomobil kredileri
ya da öğrenci kredileri gibi tüketici borçlanmalarının diğer kalemlerine de
sıçramasına neden olabilir. Zira ABD'de milyonlarca
subprime kredi kartı ve otomobil
kredileri bulunuyor. Bu kategorilerde de tüketicilerin borçlarını
ödeyememesi krizin dalga dalga büyümesine neden olur. Uzmanlara göre,
mortgage krizinin tüketici
kredilerine, büyük bankaların zararlarının neden olduğu bunalım da küçük
bankalara sıçrayabilir.
Sigorta şirketlerinin zararı
katlanır
ABD'de mortgage
piyasasına dayalı yatırımları garanti altına alansigorta
şirketleride piyasaları tedirgin ediyor. Bu şirketlerin batık kredi
zararının toplamda 10 ila 15 milyar dolar civarında olması bekleniyor. Bu
arada, kredi ve derecelendirme kuruluşları şimdiden bu şirketlerden
bazılarının notlarını indirdi.Bu durum şirketlerin mali yapılarının
bozulmasına da sebep olabilir. Sigorta şirketlerinde meydana gelen bu
olumsuz havanın aralarında bankalar ve
emeklilik fonlarının da olduğu tahvil yatırımcılarını
milyarlarca dolarlık zarara sokabilir.
Ticari emlak sektöründe kriz
endişesi
Ticari emlak sektörünün de subprime
benzeri bir krize girme olasılığı
çok yüksek. Borçlanma biçimleri konut kredisine benzeyen ticari emlak
sektöründe de konut sektöründe yaşanan sıkışmasının etkisi kısa bir süre
içinde görülebilir. Konut sektöründe yaşanan kriz, ticari emlakçıların ofis,
mağaza, alış veriş merkezi gibi binaları yapma konusundaki cesaretlerini
kırabilir. Ticari emlak sektörü şimdiden yarı-donmuş vaziyette. Subprime
tipi tahviller ile ABD hazine
tahvilleri arasındaki risk primini ölçen CMBX endeksinde, ticari emlak
kredilerinin getiri farkında (spread) da önemli bir artış şimdiden mevcut.
Türev piyasalar da likidite krizine
girebilir
Kredi sıkışmasının daha da büyümesi halinde likidite krizi şu
anda çok daha likit olan türev piyasalara da sıçrayıp finans piyasalarının
büyük bir kısmında nakit bunalımına sebep olabilir. Kredi sıkışmasının bu
raundunda bankalar arası piyasada güven bunalımı, karşı taraf riski ve kredi
riski yaşanır. Dünyanın önde gelen merkez bankalarının aralık ve ocak ayında
piyasaya milyarlarca dolarlık likidite enjekte etmesine rağmen, sorunun
devam etmesi durumunda bankalar arasındaki spread'ların geniş tutulmasına
yönelme olur.
Sermaye azaltımı ve yangın satışlar
Sert kayıplar,
sermaye azaltımı ve düşük fiyatlarla gerçekleştirilen
yaygın satışlar kayıpların çığ gibi büyümesine neden olabilir. Nakit
girişinin az olduğu piyasalarda hisselerin değerinin altında işlem görmesi
ekonomideki kredi sorunlarının daha da büyümesine neden olur. Sermaye
kayıpları marj tamamlama çağrılarına neler olurken,
finans kurumlarının risk alma iştahlarını da
azaltabilir. Yaygın satışlar finans piyasalarındaki aracıların ortadan
kaldırılmasına neden olabilir. |