|
Çalışanlarının
yüzde 92'si
Internet'e bağlı olan
ingiltere'de hedef e-ticarette ve e-devlet konusunda
dünya çapında
bir numara olmak olarak belirlendi. Hükümetin
e-elçisi Andrew Pinder, ülke olarak
dünya haritasında sağlam bir küresel pozisyona
sahip olmak için bütün alanlarda "e" sürecini genişletmek
gerektiğini söylüyor.
1998
yılında
aldıkları kararla
dünyanın bir numaralı e-ticaret
ülkesi olmayı hedefleyen İngiltere, hükümetteki yapılanması
ve bilişim stratejilerine
harcadığı paralarla bu hedef yolunda
oldukça emin adımlarla ilerliyor.
E-ticaret
alanında ABD'den
sonra ikinci sırada gelen
İngiltere'nin kısa vadedeki hedefi
Amerika'yı da geçerek bir
numara olmak.
31
Ocak 2001'de hükümetin e-elçisi
(e-envoy) seçilen Pinder İngiliz
hükümetinin e-ajandasından
sorumlu olan e-bakan Andrew
Patricia Hewitt'le birlikte
çalışıyor ve doğrudan Başbakan'a
rapor veriyor. Pinder, aynı
zamanda ülkenin, vatandaşların
ve şirketlerin bilgi ekonomisinden maksimum fayda sağlamalarına
yönelik olarak projelendirilen
"UK Online" ın başında
çalışıyor ve bu konudaki hükümet stratejisini koordine ediyor.
Konuyla
ilgili olarak ingiltere "e-elçi"si
Andrew Pinder İngiltere'nin
e-devlet uygulamasını şöyle
anlattı:
"İngiliz
Hükümeti, 1998'de koymuş
olduğu dünyanın bir numaralı e-ticaret ülkesi olma hedefi
doğrultusunda bugüne kadar
çok sağlam adımlar attı. Bu hedef konulduğundan bu yana oldukça
uzun bir yol katedildiğini
söyleyebiliriz, ancak yine de hedeflerimize
tam olarak ulaştığımızı
söyleyemeyiz. E-ticaret konusunda
ABD'den sonra ikinci
sırada yer alıyoruz. Avrupa'da
bir numarayız ve Japonya'dan
da ilerideyiz. Büyüyen bir
bilişim sektörü, güçlü bir risk
sermayesi, dünyanın en düşük
Internet erişim ücretleri ve dünya
çapında en hızlı büyüyen sayısal
TV pazarına sahip olarak büyük
adımlar attığımızı söyleyebilirim.
2002
yılı İngiltere için çok önemli
bir yıl oldu. Şu anda İngiltere'de
çalışanların yüzde 91'i
iş yerlerinde Internet'e bağlı
olarak çalışıyor. İşyerlerinin yüzde
62'sinin web sitesi var ve yapılan
işin yüzde 51'i elektronik ortamda gerçekleşiyor. Bu umut
verici bir gelişme. Yine de yolumuza
devam etmeli ve e-ticarette
dünya lideri olmak için gelişmemizi
sürdürmeliyiz.
ingiltere'deki
işyerleri rekabet
etmek, büyümek ve yaptıkları
işlerde kalmak istiyorlarsa bilişim
teknolojilerini yaygın olarak
kullanmak zorundalar. Müşteriler,
sağlayıcılar ve elemanlarıyla
daha iyi iletişim kurmalılar.
Yurtiçinde ve yurt dışında rekabetçi
olmalılar. Bilişim teknolojileri
de bütün bu fırsatları onlara daha hızlı, daha ucuz sunan
bir araç. Biz, öncelikle özel
sektörün e-ticaretten e-iş kavramına
geçişine destek sağlamak
istiyoruz. İkinci olarak İngiltere'nin
genişbant pazarının
genişlemesi ve rekabet gücünün
artırılması için endüstriyle birlikte çalışacağız. Bu yüzden
Başbakan, 19 Kasım'da yaptığı açıklamasında kamu hizmetlerinin
ağ ortamına aktarılmasına
1 milyar pound ayrılacağını söyledi. Bu aynı zamanda bütün
alanlarda genişbant kullanımı
anlamına geliyor.
Son
üç yılda e-hizmetlerin gelişimine
6 milyar pounda yakın bir bütçe ayrıldı. Bu bütçe, elektronik
hasta kayıtları ve çevrimiçi
randevu sistemleri, adalet
sisteminde vatandaş odaklı
portallar, yerel yönetimlerde
verilen e-hizmetler ve elektronik
seçim gibi hizmetlere
ayrıldı. Ancak bunlarla da yetinmiyoruz ve hizmetlerin tamamını
elektronik ortama almak için
çalışıyoruz.
Hizmetlerin
elektronik ortamdan
verilmesinin dışında kullanıcı
kesimi de büyük önem taşıyor. Hedefimizi 2005 yılına kadar
isteyen herkese Internet erişimi
sağlamak olarak belirledik. Şu
anda ingiltere'deki evlerin yüzde
45'inde Internet var ve yetişkinlerin yüzde 47'si Internet
kullanıcısı. Fakat toplumda düşük
gelirliler ve yaşlılardan oluşan
dezavantajlı bir kısım da var. Buna yönelik olarak da öncelikle
motivasyon ve bilinçlendirmeye
yönelik olarak çalışacağız.
Internet'e erişimi herkes için
uygun hale getirmek, halk Internet
erişim noktalan kurmak gibi planlarımız var. Üçüncü sırada eğitime
yönelerek bilişim eğitimini
her alanda başlatmak ve
yaşam boyu eğitim kavramını yaygınlaştırmak var. Son olarak
ise Internet'e duyulan güveni
artırmak ve insanların Internet'i
güvenli kullanmalarına olanak
sağlayacak stratejiler geliştirmeyi hedefliyoruz. İngiltere
güçlü bir küresel pozisyonda olmak istiyorsa bu hedeflerin hepsi
hayati önem aşıyor ve ben kendi
takımımın bu hedefleri gerçekleştiriyor
olmasından gurur
duyuyorum."
|