İris
taramasıyla kimlik
doğrulama, hiçbirimizin
ummadığı
kadar kesin
ve hızlı sonuçlar veriyor.
Hayatımızın
giderek daha fazla dijitalleşmesinin
elbette birçok
yararı var. Fakat teknolojinin
her zaman iyiye kullanılmadığı ve en
küçük bir güvenlik boşluğunun bile ciddi sonuçlar vermesinin de
giderek kolaylaştığı
da ayrı bir gerçek. Biyometrik tanımlama ise, kimilerimizdeki paranoyayı
hafifletmeye yararlı olabilir. Ses
izi, yüz imza, parmak izi, retina ve iris
gibi biometrikler, tanımlama ve doğrulamada
şifreler veya kimlikten çok
daha güvenilir sonuçlar verebiliyor. Fiziksel
ve bilgi güvenliğinde Biometrik
tanıma teknolojilerinde en fazla güven
telkin eden kesinliğe sahip olanlarından biri ise, iris tanıma.
İris
tanıma, normal ışık, infrared veya her ikisi birden kullanılarak elde
edilen,
görülebilir iris özelliklerine dayanıyor,
iris üzerinde yer alan görülebilir karakteristikler,
iris tanımlama teknolojisi sayesinde
512 byte genişliğindeki IrisCode
isimli, daha sonraki tanımlamalar için
kullanılacak bir şablona dönüştürülüyor.
Her ne kadar 512 byte bir biyometrik
şablon için çok küçük bir rakam olsa
ada, şablondan elde edilen bilginin boyutu
oldukça geniş. Kullanılan algoritmalar 11 mm çapı olan iristen, milimetrekare
başına 3.4 bit veri sağlama kapasitesine
sahip. Diğer bir deyişle her bir
iris, tanımlama için kullanılan 266 birbirinden faklı noktaya haiz. Bu
rakam geleneksel biyometriklerde
13 ile 60 arasında değişebiliyor.
Kesinlik
Yukarıdaki
ölçümlemeler oldukça zengin bir veri zenginliği sağladığından,
iris tanımlamanın sunduğu kesinlik
diğer biyometriklere göre kat kat fazla,
iris tanımlamanın güvenilirliği ve kesinliği
ile ilgili istatiklere bakılacak olursa,
birkaç sayı vermek de mümkün. Örneğin, iki ayrı irisin yüzde
75 uyuşma göstermesi, 1016'da bir
ihtimal, iris tanımlamada hatalı
bir onaylama yapılması veya hatalı bir reddetme ile karşılaşılmama
ihtimali ise 1,2 milyonda bir. İki
farklı irisin benzer IrisCode vermesi
ile karşılaşma şansınız da 1052'de bir.
Bu da kullanılan algoritmalar, irisin bloke
olması halinde bile yeteri kadar kesin
sonuç verebiliyor. Örnek vermek gerekirse,
irisin üçte ikisi tamamen kapalı
olsa bile, geriye kalan üçte birlik bölümün
uygun şekilde taranmasıyla, 10.000'de
bir eşit hala oranına ulaşmak mümkün.
Biyometriklerle ilgili merak edilen
noktalardan biri de, hileli örneklerle kimlik doğrulaması yapılıp yapılamayacağı,
iris tanımlama bunu gözbebeğindeki
değişimleri belirlemek, kornea
yansımaları, kornea üzerindeki kontak
lenslerin algılanması ve örnek göz dokusunun durumunu saptamak için
infrared ışıklandırma kullanmak gibi
yollarla engelleyebiliyor.
İris
tanımlama işlemi, toplamına
bakıldığında oldukça kısa. irisin
konumun belirlenmesi 1/4, IrisCode'un
oluşturulması ise saniye
içinde gerçekleştiriliyor. Şablon
boyutlarının da yardımıyla, veri
tabanı arama süreleri de oldukça tatmin
edici. Saniyede yüzbinlerce kayıt
analiz edilebildiği için, on milyonlarca
iris kaydının taranması
da nispeten hızlı gerçekleşebiliyor.
Bu noktada algoritmanın bir bakıma
şu anda varolan teknolojinin
sınırlarını zorladığı da söylenebilir,
işlemci hızı geniş aramalarda bir darboğaz
yaratabileceği gibi, veri tabanına
ulaşmada kullanılan bağlantı veya donanımın
getirebileceği dezavantajlar da
olabilir. Ayrıca iris tarama işlemi monochrome
resimleme teknolojisinin limitleri ile de sınırlandığından, tarama sırasında
iris renklerinin en koyularını gözbebeğinden
ayırmak zorlaşabiliyor. Fakat kullanılan algoritmanın gücü, resim
kalitesindeki bazı varyasyonlara izin
verecek kapasitede. Aynı iris farklı zamanlarda
yüzde 25'e varan değişkenlik
gösteren IrisCode üretebiliyor. Bu büyük
bir hata oranı gibi görünse de, rasgele yapılan bir seçimde bu sayının
yüzde 10'una ulaşan bir IrisCode'un gelme
ihtimali bile yok denecek kadar az.
Peki bu kadar kesin sonuçlar veren bir teknolojinin hiç rakibi
yok mu? Diğer biometrik tanımlama
teknolojileri ele alındığında,
sadece retina taraması iris
taramasına yakın güvenilirlikle sonuç
verebiliyor. Fakat retina taramasının arayüzü daha zorlayıcı ve
karmaşık olduğundan,
şu ana dek geniş kullanım alanı
bulmuş değil. Daha sıradan biyometrikler doğrulama sistemlerinde kabul
edilebilir sonuçlar verse de, iris tanımlamada
olduğu gibi büyük hacimli kurulumlarda
kullanılmaları oldukça düşük
bir olasılık.
Uygulama
Alanları
İris
tabanlı tanımlama ve doğrulama teknolojileri,
bazı alanlarda artan şekilde
kabul görmeye devam ediyor. Her ne kadar
başlangıç zamanlarında teknoloji biraz
hantal ve pahalı olsa da, yakın zamanda
yaşanan teknolojik gelişmeler iris
taraması olarak da tanınan tanımlama
araçlarının hem boyutlarını hem de fiyatlarını
azalmasını sağladı. Böylece artık
uygulama ve kurulumda daha fazla
esneklik sağlanabiliyor. Uygulamalar arasında ise, evden müzik satınalma,
ATM'lerde iris
tanımlaması, banka işlemlerinde kimlik doğrulama ve online alışverişlerde
kimlik tanımlaması
sayılabilir. Bir bilgisayarın
sadece sahibi taralından
açılmasını güvence
altına almak veya bina
güvenliği sağlamak gibi
nispeten alışılmış uygulamaları,
artık araba
ve cep telefonu uygulamaları
hatta dahili telefonlara kadar genişletmek
mümkün. Kısacası kimlik doğrulamanın
gerektiği her alanda uygulama
şansı bulmak zor olasılık dahilinde. Sonuç olarak, iris tanıma teknolojisinin
yapısı, artan adaptasyon oranı ve
düşen fiyatlar sayesinde, yakın gelecekte bu biometrik tanımlama
sistemiyle
sadece fuarlarda değil, günlük hayatımızda
da karşılaşıyor olacağız.
|