|
Linkler
|
|
Sadaka
Vermenin Önemi
|
|
|
|
Hayır
ve hasenâtta acele etmek
|
[Yukarı]
|
|
Sual:
Hayır hasenat yapmayı çok seviyorum. İyi bir şey midir? Ne
zaman ve kime versem daha iyi olur?
CEVAP
Ramazan-ı
şerîf ayında sadaka ve bütün nâfile ibâdetlere verilen sevâb,
başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz,
başka aylarda yapılan yetmiş farz gibi sevâbdır. Bunun için bu
ayda hayır hasenâtı, sadakayı çoğaltmak lâzımdır. Unutmamalı
ki, verilen sadaka, yapılan her iyilik çeşitli belâları önler.
Sadakanın fazîleti çoktur. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Ölmeden önce tevbe ediniz.
Hayırlı işleri yapmaya mâni çıkmadan önce acele ediniz. Zekât
ve sadaka vermekte acele ediniz. Böylece Rabbinizin rızıklarına
ve yardımına kavuşunuz!) [İbni
Mâce]
(Hastalarınızı sadaka ile
tedâvi edin. Sadaka, her hastalığı ve belâyı defeder.)
[Beyhekî]
(Sadaka vermekte acele edin;
çünkü belâ sadakayı geçemez.)
[Beyhekî]
(Sadaka, kabir azâbından
korur. Kıyâmette de sâhibini himâyesi altına alır.)
[Beyhekî]
(İyilik ömrü artırır,
sadaka günâhları giderir ve kötü ölümden korur.)
[Taberânî]
(Sadaka vermeye devam edenin rızkı
artar ve duâsı kabûl olur!)
[İbni Mâce]
(En hayırlı insan, gücünün
yettiği kadar veren fakir mümindir.) [Deylemî]
Malı çok olup da zekât, sadaka vermeyen kimse, sıkıntı
içinde yaşar. Az da olsa, her gün sadaka vermeye alışmalı!
Peygamber efendimiz yemîn ederek, (Sadaka
malı eksiltmez, sadaka vermekle mal eksilmez) buyuruyor. (Müslim)
Sadaka
verenin malının bereketi artar. Az malı çok iş görür. Hadîs-i
şerîfte, (Gizli-açık çok
sadaka verin ki, rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olasınız
ve duânız kabûl edilsin) buyuruluyor. (İbni Mâce)
Kime
vermeli
İlim
tahsili yapılan yerlere, gerek zekât, fıtra, adak ve akîka,
gerekse sadaka şeklinde yapılan yardım, insanı kazâlardan belâlardan
korur. Dünyada, sıhhat ve âfiyet içinde bir ömür sürmeye
sebep olur. Ayrıca farz olan cihâd ve ilim yayma sevâbına kavuşulur.
Böylece yardım yapan kişi, hem dünyada hem de âhırette çok büyük
nimetlere kavuşmuş olur. İlim yaymanın sevâbını Peygamber
efendimiz şöyle ifâde buyuruyor: (Bütün
ibâdetlere verilen sevâb, Allah yolunda cihâda verilen sevâba göre,
deniz yanında bir damla su gibidir. Cihâd sevâbı da, emr-i ma'rûf
ve nehy-i anilmünker sevâbı [dînin emir ve yasaklarını
yayma] yanında, denize
nisbetle bir damla su gibidir.) [Deylemî]
İhlâs
Vakfı, Öğrenci Yurtlarında binlerce üniversiteli fakîr öğrenciyi
ve bilhassa Türk dünyasından gelen muhtaç öğrencileri barındırmaktadır.
Onların her türlü ihtiyâçları, hayırsever müslümanların
yardımları ile sağlanmaktadır. Gerçek manâda, dîne hizmet
eden İhlâs Vakfına her ne şekilde olursa olsun yardım eden, hadîs-i
şerîflerde bildirilen sevâba kavuşmuş olur. Hayır hasenat yapılan
yer, ne kadar çok faydalı hizmet yapıyorsa, yardım yapanın sevâbı
o kadar artar. İhlâs Vakfı senelerdir, hayırsever vatandaşlarımızın
yaptıkları yardımları, en iyi şekilde değerlendirmektedir.
İhlâs Vakfının
hizmetlerinden bazıları:
1-
Türk Dünyasından Gelen Öğrencilere Yardım:
Anadolu'dan ve Türk dünyasından yüksek tahsîl için gelen
onbinlerce genç yavrumuzun, en güzel şekilde yetiştirilmesi için,
yurt, iskân ve iâşeleri temîn edilmekte ve her gün üç öğün
yemek verilmektedir.
2-
Yurt Hizmetleri: Türkiye'nin her yerine yurt açma çalışmaları
devam etmektedir. Şimdilik açılan yurt sayısı 45'tir.
3-
Burs: Türk dünyasından gelen 500 öğrenciye her ay,
karşılıksız burs verilmektedir. Sayıları 15 bin civârında
olan bu fakîr ve muhtâç öğrencilerin tamamına, her ay 1 milyon
lira burs verilebilmesi için, ayda 15 milyar liraya ihtiyâç
olmaktadır. Bu sebeple İhlâs Vakfı tarafından Vakıflar
Bankası Nuruosmaniye Şubesinde 20007042 nolu Türk Dünyası Öğrencilerine
Yardım Hesâbı açılmıştır. Hayırseverlerin bu konuda
yardımcı olması beklenmektedir.
4-
Muhtâçlara Gıdâ Yardımı: Her ay, bir âilenin temel
ihtiyâcı olan gıdâ paketleri, yüzlerce muhtâç âileye dağıtılmaktadır.
5-
Kitap Hizmetleri: Muteber eserlerden alınarak hazırlanan
Türkçe kitaplar; İngilizce, Fransızca, Almanca, Arnavutça, Rusça,
Arapça, Farsça ve Urdu dillerine de tercüme edilerek, dünyanın
her tarafındaki üniversitelere, kültür teşekküllerine, kütüphanelere,
araştırmacılara ve İslâmiyeti öğrenmek isteyen herkese, ücretsiz
olarak gönderilmektedir. Bu eserleri okuyan yüzlerce kişinin İslâmiyetle
şereflendiği sevinçle müşâhede edilmektedir.
Gençliğe
sahip çıkmalıdır
Bu
gençliğe sahip çıkılmazsa, vatan ve millet düşmanlarına gün
doğar. Çeşitli vâdlerle bu gençleri kötü emellerine alet
ederler. Bunun için vatanını, milletini seven herkes, bu pırlanta
gençlere, imkanı nispetinde sahip çıkmalıdır. Vatanımızın,
milletimizin istikbali, geleceği için bu şarttır.
Mübarek Ramazan-ı şerif dolayısıyla, hayırsever vatandaşların
istek ve katkılarıyla bu yurtlarda iftar yemekleri verilmekte,
iftar sahibi, kendisi ve misafirleri ile istedikleri günde, öğrencilerle
beraber iftar edebilmektedir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Bir kimse, bu ayda,
bir oruçluya iftar verirse, günahları affolur. Hak teâlâ, onu
cehennem azabından azat eder. O oruçlunun sevabı kadar, ona sevap
verilir.) [Beyhekî]
Sevapların kat kat verildiği bu mübarek ayda, arzu
edenlerin zekât ve sadaka-i fıtraları da, fakir öğrencilere
verilmek üzere vekaleten kabul edilmektedir. Bu hayırlı hizmete
değerli okuyucularımızın da katkıda bulunmasını önemle
tavsiye ediyoruz.
Not: Vekâlet yoluyla zekât,
fıtra verecek veya herhangi bir yardımda bulunacak kimse, İhlâs
Vakfı genel merkezi vâsıtası ile irtibat kurabilir. İhlâs Vakfı genel merkezinin telefonu (0 212) 513 99 00 (20 hat) -
511 66 73, faksı ise (0 212) 513 68 57'dir.
|
|
Sadaka
verecek bir şey bulamayan
|
[Yukarı]
|
|
Sual:
Her gün
sadaka vermek mi iyi, yoksa sevabı çok diye Ramazana bekletmek mi
iyidir?
CEVAP
Bekleyip
de bir ay sonra çok para vermek yerine, her gün az da olsa sadaka
vermek daha iyidir. Fakat Ramazan-ı şerifte çok sadaka
vermelidir. İmam-ı Rabbânî hazretleri, (Mübarek Ramazan ayı,
çok şereflidir. Bu ayda nafile ibadetlere verilen sevap, başka
aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka
aylarda yapılan yetmiş farz gibidir) buyuruyor. (Müjdeci
Mektuplar 45)
Sadakayı dilencilere değil, muhtaçlara vermelidir! Dilenci
muhtaçsa ona da verilir.
Sadaka
verecek bir şey bulamayan, insanlara iyilik etmelidir! Hadis-i şerifte,
(Her iyilik sadakadır)
buyuruluyor. (Tirmizî)
|
|
Farzın
önemi büyüktür
|
[Yukarı]
|
|
Sual:
Zekât
borcu varken sadaka vermek, Ramazandan oruç borcu varken nafile oruç
tutmak ve diğer farz borcu varken nafilesini yapmak caiz midir?
CEVAP
Caiz
değildir. Çünkü farzın önemi büyüktür. Hadis-i şeriflerde
buyuruluyor ki:
(En faziletli cihad
farzları ifa etmektir.) [İ.Ahmed]
(Herkes nafile ile meşgul
iken, siz farzları yapmaya çalışın!) [Miftah-ün-necat]
(Farzı yapmakla
Allaha yaklaşıldığı gibi, hiçbir şeyle yaklaşılamaz.) [Beyhekî]
Hz.Ebu Bekir, Hz.Ömer’e yaptığı vasıyette buyurdu ki:
(Allahın gece yapman gereken hakkını gündüz yapsan ve gündüz
yapman gerekeni de gece yapsan kabul etmez. Üzerine farz olan
ibadetleri ödemeden nafile ibadetini kabul etmez.) [Kitab-ül Harac]
İmam-ı Rabbanî hazretleri buyurdu ki: (Nafilelerin farzlar
yanındaki değeri, okyanus yanında bir damla gibi bile değildir.)
[m. 260]
(Nafile ibadet, bir farzı terk etmeye sebep olursa, ibadet
olmaz, zararlı olur.) [m. 123]
Şu hâlde, bir insanın bir milyon lira zekât borcu olsa,
bu farz borcunu ödemeden, bir milyon cami yaptırsa, milyonlarca
insana, milyarlarca sadaka verse kabul olmaz.
|
|
Kâfire
sadaka
|
[Yukarı]
|
|
Sual:
Harbi veya zimmi olan gayrı müslime kurban eti ve sadaka verilir
mi?
CEVAP
Zimmi,
İslâm idaresi altında yaşayan gayrı müslim vatandaş demektir.
Harbi, zimmi olmıyan gayrı müslim demektir.
Dört
mezhebde de, gayrı müslime zekât verilmez. Yine dört mezhebde de
herhangi bir fayda umularak gayrı müslime sadaka verilebilir.
Hanefide harbi olan gayrı müslime de kurban eti verilebilir. Fakat
Şafiî mezhebinde kurban eti verilmez. Aslında her türlü sadakayı
salihlere, iyilere vermek elbette faziletlidir. Herhangi bir
sebeple, mesela, İslâmiyeti sevdirmek için fâsıklara, kâfirlere
de vermek caizdir. (M.Erbea)
|
|
Müminler
bir vücut gibidir
|
[Yukarı]
|
|
Sual:
Bosnaya yardım için para toplanıyor. Yardımların yerine ulaşıp
ulaşmayacağını bilmiyoruz. Yardımlar yerine ulaşmazsa, yardım
edenler mesul olur mu?
CEVAP
Yardımı
toplayan, müslüman ise, yardım etmek gerekir. Yardımın ulaştırılmasında
bir kusur veya hıyanet olursa, günah, onların olur. Onun için, dünyanın
neresinde olursa olsun, müslümanlara yardım etmelidir!
Amerikadaki, Afrikadaki müslümanlara da yardım etmelidir! Bütün
müslümanlar bir ailenin ferdleri, hatta bir vücud gibidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Birbirine karşı muhabbet ve
merhamette, müminler, bir vücud gibidir. Vücudun bir yeri rahatsız
olunca, bütün vücud, rahatsız, uykusuz kalıp, onun tedavisi ile
meşgul olduğu gibi, müslümanlar da birbirlerine yardıma koşmalıdır!)
[Buharî]
Dertler
Müşterektir
Bu
bakımdan, dünyanın öteki ucundaki bir müslümanın derdi, bizim
derdimiz demektir. Ona yardım etmek gerekir! Hadis-i şeriflerde
buyuruldu ki:
(Müslümanların dertleri ile
ilgilenmiyen, onlardan değildir.)
[Hakim]
Yiyecek,
giyecek ve başka ihtiyaçları için müslümanlara yardım, hem
vazifedir, hem de çok sevabdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir müslümanın sıkıntı
ve kederini gidereni veya bir mazluma yardım edeni, Allah affeder.)
[Buharî]
(Bir din kardeşinin ihtiyacını
gideren, sanki ömür boyu Allaha hizmet etmiş gibi sevab kazanır.)
[Buharî]
(Kim bir mümini, bir münafıkın
eziyetinden korursa, Allahü teâlâda onu, Cehennem ateşinden
korur.) [Ebu Dâvud]
(Allah indinde, en kıymetli
amel, mümini sevindirmek, sıkıntısını gidermek, borcunu ödemek
veya karnını doyurmaktır.)
[Taberânî]
(Din kardeşini müdafaa eden müslümanı
Allahü teâlâ, Cehennem ateşinden korur.)
[Taberânî]
(Din kardeşinin aleyhinde konuşulurken,
ona müdafaaya gücü
yeterken, bunu yapmıyanı, Allahü teâlâ dünya ve ahırette
zelil eder.) [İbni
Ebiddünya]
(Allahü teâlâ, bazı
kimseleri, insanların ihtiyaçlarını gidermek için yaratmıştır.
İnsanlar, ihtiyaçları için onlara başvururlar. İşte bunlar,
kabir azabından emindirler.) [Taberânî]
(Allah katında amellerin en
sevimlisi, bir müslümanı sevindirmek yahut bir sıkıntısını
gidermek veya sabrını taşıran bir kederini ortadan kaldırmak
yahut borcunu ödemektir.) [Ebu
Şeyh]
(Her iyilik sadakadır.) [Tirmizî]
(İnsanların iyisi, insanlara
iyilik edendir.) [İ.
Ahmed]
(Arkadaşın iyisi, arkadaşına,
komşunun iyisi ise komşusuna iyilik edendir.) [Tirmizî]
(Sizin en iyiniz, kendisinden
hep iyilik beklenen ve kötülük etmiyeceğinden emin olunandır.) [Tirmizî]
(Hayra vesile olan, hayır işlemiş
gibidir. Allahü teâlâ, sıkıntıya düşene, çaresize yardım
edeni sever.) [İbni
Neccar]
(Layık olana da, olmayana da
iyilik et. Eğer layık olana iyilik edersen ne iyi. Eğer o kimse
iyiliğe layık değilse, sen, iyilik ehlinden olursun.)
[İbni Neccar]
Sevdiğini
Vermek
Kur'an-ı
kerimde buyuruluyor ki:
(Sevdiğiniz şeylerden infak
etmedikçe, iyilik ve hayra nail olamazsınız. Ne infak ederseniz,
Allahü teâlâ, onu hakkıyla bilir ve mükâfatını verir.)
[A.İmran 92]
İnfaktan
maksat zekât diyenler oldu. (Sevdiğiniz maldan zekât vermedikçe
saadete eremez, Cennete giremezsiniz. Cimrilikten ve mal sevgisinden
temizlenmiş olmazsınız) dediler. İnfak edilen her şeyi Allahü
teâlâ bilir, dünyada hakkını verir, ahirette de sevabını ve
derecesini artırır. Ömer bin Abdülaziz hazretleri, yüklerle şeker
alıp sadaka olarak dağıtırdı. Dediler ki:
-
Niçin parasını değil de, şeker alıp sadaka ediyorsun?
Buyurdu
ki:
-
Bu şeker, bana paradan daha kıymetlidir, şekeri çok severim.
Ayet-i
kerime nazil olunca, Hz. Ömer, en iyi cariyesini azad etmişti. Oğlu
Hz. Abdullah da en iyi cariyesini azad etmişti. Kendisine dediler
ki:
-
Kıymetli cariyeyi niçin bıraktın?
Buyurdu
ki:
-
Bu ayeti işitince bıraktım. Kişi sevdiğini vermeyince sevdiğini
elde edemez.
Harun
Reşidin zevcesi Zübeyde, otuzbin altın harcetmiş, bir mushaf
yazdırmıştı. Tamamlanıp da kendisine getirdikleri vakit bu
ayet-i kerimeyi okuyunca, hemen mushafı kapayıp: "Alın bunu,
hediye edin. Şu anda bu mushaftan daha çok sevdiğim bir şey
yoktur." dedi.
Ayet-i
kerime nazil olunca, Hz. Ebu Talha, en sevdiği malı olan bir bahçeyi
Allah yolunda tasadduk etti. Zeyd bin Harise hazretleri de, Seyl adındaki
atını tasadduk etti.
Hasan-ı
Basri hazretleri buyurdu ki:
(Bir
kimse sevdiği bir tek hurmayı bile Allah rızası için tasadduk
ederse, bu ayetteki iyilik ve hayra mazhar olmuş olur.) buyurdu. (Tibyan)
|
|
Sadakanın
on faydası
|
[Yukarı]
|
|
Sual:
Sadakanın faydaları nelerdir?
CEVAP
Sadaka
sadece para vermek değildir. Parası olmayan da sadaka verebilir.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Her iyilik sadakadır.)
[Tirmizî]
(Herkesin eklem yeri kadar
sadaka vermesi gerekir. "Sübhanallah", "Elhamdülillah",
"La ilahe illallah" veya "Allahü ekber" demek
birer sadakadır. İyiliği tavsiye etmek, kötülüğe mani olmaya
çalışmak birer sadakadır. İki rekat kuşluk namazı kılmak ise
bütün bunları karşılar.)
[Müslim]
(Mallarınızla herkesi memnun
edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dil ile, güzel ahlâkla memnun
etmeye çalışınız!)
[Hakim]
Sadakanın dünyadaki beş
faydası:
1-
Malı temizler. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Malınızdaki
günah kirlerini sadaka ile temizleyin!) [T.Gafilin]
2-
Günahları temizler. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Suyun
ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları yok eder.) [Tirmizî]
(Sadaka, kibri ve övünmeyi
yok eder.) [Tirmizî]
3-
Hastalıktan ve belâdan korur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Hastalarınızı sadaka ile
tedavi edin! Sadaka her hastalığı ve belâyı önler.)
[Beyhekî]
(Sadaka vermekte acele edin;
çünkü belâ sadakayı geçemez.)
[Beyhekî]
(Sadaka yetmiş kötülük kapısını
kapatır.) [Taberânî]
(Sadaka Allahın gazabını söndürür
ve kötü ölümden korur.)
[Tirmizî]
4-
Muhtaçları sevindirir. Muhtaçları sevindirmek çok sevabdır.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (En
faziletli amel, muhtaçlara yiyecek-giyecek vermek ve müminleri
sevindirmektir) [Taberânî]
5-
Rızkı artırır, malı bereketlendirir. Şeytan, malı ya israf
ettirir veya cimrilik ettirir, hayra harcamaktan alıkor
"Yoksul olursun, elin daralır" diye korkutur. Allah
yolunda harcamaktan korkmamalıdır!
Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:
(Şeytan, malınızı hayra
sarfettirmemek için sizi yoksullukla korkutup cimri olmanızı
emreder. Allah ise,
[sadaka ve zekât verirseniz] mağfiret,
lutuf, bolluk vâdeder.) [Bekara 268]
(Gece-gündüz, gizli-açık,
Allah yolunda mallarını infak edenlerin Rableri katında mükâfatları
vardır. Bunlar için korku ve üzüntü yoktur.)
[Bekara 247]
(Allah için ne verirseniz,
Allah onun yerine [daha
iyisini, daha fazlasını] verir.) [Sebe 39]
(Mallarını Allah yolunda
harcayanların hali, yedi başak bitiren ve her başağında yüz
dane bulunan bir tohuma benzer. Allah dilediğine daha fazla da
verir.) [Bekara
261]
Allahü teâlânın rahmeti, ihsanı boldur.
Zerre kadar bir iyiliğe dağlar kadar sevab verir. Mülk Onundur.
Dilediğine dilediği kadar ihsan eder. Sadaka vermekle mal
eksilmediği gibi bereketi de artar. Bereket, az bir şeyin çok şeye
yetmesi demektir.
Hadis-i
şeriflerde buyuruldu ki:
(Sadaka vermeye devam edenin rızkı
artar ve duâsı kabul olur!)
[İbni Mace]
(Sadaka vermekle mal eksilmez)
[Tirmizî]
(Peygamber efendimiz, Mirac
gecesi, ekin ekip bir günde biçen bir topluluğu gördü. Biçtiği
mahsul yeniden eski haline dönüyordu. Bunların kim olduğunu
sorunca, Cebrail, (Bunlar, Allah yolunda cihad edenlerdir ki, bir
iyiliklerine 700 misli sevab verilir. Harcadıklarının yerine
yenisi verilir) dedi.
(Bezzar)
Sadakanın
Ahiretteki beş faydası:
1-
Kıyametin dehşetinden korur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Sadaka, kabir azabından korur, Kıyamette sahibini himayesine alır.)
[Beyhekî]
2-
Cehennemden kurtarır, Cennete kor ve derecesini yükseltir. Hadis-i
şeriflerde buyuruldu ki:
(Allah rızası için verilen
sadaka, Cehennem ateşinden korur.)
[Taberânî]
(Yarım hurma da olsa, sadaka
vererek Cehennemden korunun!) [T.Gafilin]
3-
Sevabı artırır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Malını
Allah yolunda harcayanın sevabı 700 misline kadar artar.) [Beyhekî]
4-
Sırattan kolay geçirir.
5-
Malın hesabını vermeyi kolaylaştırır.
Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:
Sadaka
[ve Kur'an-ı kerim okumanın] sevabını önce Peygamberimizin mübarek
ruhuna hediye etmeli, sonra ölülerin ruhlarına göndermelidir. Böylece
kabul olma ümidi fazla olur. Sevabını bütün müminlerin ruhlarına
da hediye etmek iyi olur. Her birine sevabın hepsi ulaşır. (C.2,
m.36)
|
|
Sadaka
istemek
|
[Yukarı]
|
|
Sual:
Bazılarının zengin olduğu, dilenciliği meslek haline getirdiği
söyleniyor. Böylelerine para vermek haram mıdır? Sadaka istemek
ne zaman caiz olur?
CEVAP
Bir
günlük yiyeceği bulunan kimsenin dilenmesi haramdır.
Hiç
yiyeceği bulunmayıp, sağlam, çalışacak, ticaret edecek hâlde
olan kimsenin de, yiyecek, içecek veya bunları almak için para
istemesi, dilenmesi haramdır. Bunun varlığını bilerek, istediğini
vermek de haramdır. Ancak istemeden verilen malı alması caizdir.
Aç
veya hasta olanın yiyecek istemesi gerekir. Bir günlük yiyeceği
olup da çalışabilecek hâldeki kimse, ilim öğrenmekle veya öğretmekle
meşgul ise, yiyecek istemesi caiz olur.
Parasını
harama sarfedene ve israf edene sadaka verilmez. Camide cemaat arasında
dolaşarak dilenmek haramdır. (R. Muhtar)
Görüldüğü
gibi, İslâmiyette, eli ayağı tutup da çalışabilenlerin
dilenmesi haramdır.
|
|
Sadaka
Sevabı
|
[Yukarı]
|
|
Sual:
Sadaka verirken sevabını Peygamber efendimize göndermeye de niyet
etmek caiz mi?
CEVAP
Sadaka
verenin, sadaka sevabını Resulullah efendimize ve bütün müminlere
göndermeye niyet etmesi iyi olur. Çünkü, kendi sevabından bir
eksilme olmadığı gibi, hepsine de ayrı ayrı, hep o kadar sevab
verilir. (R. Muhtar)
Sual:
Fakir kardeşime verdiğim hediyelerden sadaka sevabı olur mu?
CEVAP
Evet.
Akrabaya yapılan iyilik daha sevabdır. Bir kadın, Resulullaha,
(Fakir kocama hediye versem, sadaka yerine geçer mi?) diye
sual ettirdiğinde Peygamber efendimiz buyurdu ki: (İki
sevab vardır. Biri sadaka, diğeri de sıla-i rahim sevabı) [Buharî]
Bu
hususdaki hadis-i şeriflerden biri de şöyledir:
(Yakın
akraba ve komşuya verilen sadakanın sevabı iki misli fazladır.)
[Taberânî
Sual:
Tahsil hayatına devam eden kardeşe yapılan maddi yardım
dinimizde sadaka hükmünde
olur mu?
CEVAP
Hem
de iki misli ile sevap olur. bir sadaka sevabı olur, bir de yakınlarını
gözetme sevabı olur.
Sual:
Benim
15 milyon telefoncuya, 50 milyon okula borcum var. Ben şimdi mesela
250 bin falan fakire sadaka versem veya böyle Allah rızası için
sadaka versem veya hediye birşeyler alsam birilerine,
borcum olduğu için, böyle cüzi miktar verilen bu sadakam
kabul olur mu?
CEVAP
Evet,
kabul olur.
Sual:
Hediye mi, sadaka mı daha sevaptır?
CEVAP
Önce
aileye nafaka, sonra sadaka, sonra hediye.
Sual:
1-
Dilencinin önünde 500 bin lira varsa sadaka vermek haram
oluyor demiştiniz türk parası sürekli değer kaybediyor bunu bir
ekmek parası diye akılda tutsak olur mu?
CEVAP
Bir
fıtra miktarı diye akılda tutmalıdır.
2-
Sadaka niyetiyle yapılan para yardımları vekaleten de olur
mu?
CEVAP
Olur.
3-
Camiye yapılan yardımlarda sadaka olur mu? Kazadan beladan
korur mu?
CEVAP
Evet.
4-
Borcu olan bir kimsenin sadaka vermesi caiz olur mu?
CEVAP
Ödünç
alınan ve acil verilmesi gereken borçlar ise sadaka vermek caiz
olmaz.
Fakat taksitli borçlar ise mahzuru olmaz.
|
|
Haram
malı sadaka vermek
|
[Yukarı]
|
|
Sual:
Haramdan sadaka
verilir mi?
CEVAP
Haramdan
sadaka verilse, alan fakir de haramdan olduğunu bilerek, verene,
Allah razı olsun dese veya Allah kabul etsin dese ve veren de, amin
dese, ikisi de küfre girer.
Bir
kimsenin elindeki malın haram mal olduğu bilinmedikçe, çalınmış
veya kumardan almış olsa bile, elindeki bu malın onun helal mülkü
olduğu kabul edilir. Bunu verince, mülk-i habis ise de, almak caiz
olur. Verilenin haram mal olduğu kesin bilinirse, bunu almak caiz
olmaz.
Haram
malı, hediye vermek caiz olmaz. Haram olduğunu bilenin de, bunu
alması caiz olmaz. Eline, haram mal, mesela para geçen, bunu
sahibine vermeli, sahibi bilinmiyorsa, fakire sadaka vermelidir. Başka
yere vermesi günah olur. Bu malı almak, fakirlerden başka kimseye
caiz olmaz. Yalnız varisin, haram mal olduğunu bildiği halde,
mirası alması caiz olur. Sadaka olarak verdiği fakir, haram malı
kendisine hediye ederse, bunu kendisi de kullanabilir.
Malının
çoğunun helal olduğu sanılanın verdiği hediyeyi almak caiz
olur. Malı haram ise caiz olmaz.
Bulanık
suyun temiz olduğu kabul edilir. Çünkü, suyun aslı temizdir.
Necis olması ise, şüphelidir. Kazancının çoğu haramdan olan
kimsenin verdiği malın haramdan olduğu kesin olarak bilinmedikçe,
bu malını almak haram olmaz, mekruh olur. Malının çoğu helal
olanın hediyesi alınır. Çoğu haram ise, helal diyerek verdiği
alınır. Verirken söylemedi ise, araştırıp zannına göre amel
eder.
Sual:
Benden düştüğü şüpheli bir para var. Haram olan bir şeyi
sadaka olarak vermek haram olduğunu biliyorum. Bu parayı ne yapmam
lazım?
CEVAP
Fakirsen
kendin kullanabilirsin, zenginsen bir fakire ver. Bulunan para sizin
olmasa da haram para değildir. Bir fakire vermekte mahzur yoktur.
|
|