CAHİL KİME DENİR?
Lûgat,
cahili; ilimden mahrum olan, bilgisiz diye tarif eder. Ben bu satırlarda
bu kelimenin gerçek manasını araştırmaya çalışacağım.
Yakın
bir geçmişte insanımızda çok yanlış bir kanaat vardı:
“Adam
üniversiteyi bitirmiş Cuma namazı kılıyor” veya “Koskoca profesör
namazını kılıyor, orucunu tutuyor... Hacc'a bile gidecekmiş” gibi
cümleleri sık sık duyuyorduk.
Hem
de bu cümleleri namaz kılanlar ve oruç tutanlar söylüyorlardı.
Bu
ifadeler beni öylesine derinden vurur, öylesine amansız yaralardı ki
anlatamam. Çünkü bu cümleleri tersinden yorumlarsanız;
“Profesör
namaz kılmaz, oruç tutmaz, üniversite genci Cuma namazına gelmez”
gibi manayla karşılaşırsınız. Hatta bu yorum sizi, “Oruç tutup
namaz kılmak cahillere mahsustur” saçmalamasına bile götürür.
“İbadet
etmenin cahillik olduğu” mantığı ise alnı secdeye değen mü’minlere
yapılabilecek hakaretlerin en büyüğüdür.
Hayır...
Hayır... Kesinlikle hayır... Allah’a BİR Allah’a inananlar cahil
olamazlar.
Hatta
ve hatta benim lûgatımda ve mü’minin lûgatında “Cahil: Allah’ı
inkâr eden” diye yazılıdır.
Ve
bizim anlayışımıza göre bir insan, hiçbir şeyi bilmese de BİR
Allah’ı tanısa, ona cahil diyen herkes cahildir.
Ve
yine bizim anlayışımızda bir kişi, kâinattaki her şeyi bilse de
bir Allah’ı bilmese, tanımasa ona “âlim” diyen herkes cahildir.
Miladî
500’lü yıllarda yaşayan bir Bedevi’ye şu günün tekniğinden
bahsetsen ve “Sen konuşacaksın, senin sesini milyarlarca kişi
evlerinden dinleyecek, görüntünü milyarlarca kişi izleyecek, görüntün
ve sesin bir anda binlerce kilometre ötede milyonlarca ekranın hepsine
birden ve aynı anda yansıyacak” deseydiniz, herhalde sizi cahillikle
suçlar, hatta hatta deli olduğunuza inanırdı.
Ama
ümmî sahabi; Allah’ın Resulü’nün gecenin bir bölümünde arşa
çıkıp döndüğünü (Miraç hadisesini) tasdik ediyorsa, hayal gücünün
müthişliğine değil, imanın kâmilliğine yorulmalıdır. Hayır...
Hayır, bu adama asla cahil denilmemelidir.
Cahil:
Bir şaltere dokunuşta, milyarlarca ampulün, binlerce kilometre ötede
yandığını, ayın ötesinde, gezegenlerin çevresinde dolaşan
Soyuzlarda, Apollolarda bulunan astronotların görüntülerinin bir
anda bütün dünyaya, milyarlarca ekrana aksettiğini gördüğü ve
bunun insanlar tarafından yapıldığını bildiği halde, Miraç
hadisesinin Allah tarafından gerçekleştirilebileceğine halâ
inanamayana;
Teneke
parçasından çanak antenlerin, kendisinin bile gözüyle göremediği
ses ve görüntü dalgalarını aldığını bildiği halde, kendi gönlünü
ilahi mesajın nurlu pırıltılarını alacak frekansa ayarlayamayana;
Kendisinin
meydana getirdiği ses ve görüntü dalgalarını göremediği halde,
Allah’ın meleklerini görmediğini iddia ederek inkâr edene;
Bilgisayar
ve ışık hızına varamayan, füze yapıp onlarla gururlanan, ama bir
kere olsun kendine dönüp bilgisayar yapan beyni, ışık hızını aşan
hayal gücünü, insan ruhunu Yaratan’ı idrak edemeyene denir cahil.
Bütün
bunları düşündükten sonra, zihnimde şekillenen ve yüreğim tarafından
tasdik edilen nükteyi besmeleyle beyaz kâğıda aktarıyorum;
Bilgisayar
ve füze yapan insan da dahil,
Allah’ı
inkâr eden kim varsa hepsi cahil...
Kaynak:
Okul defter kapağı |