|
Bayramda
ne yapılır
Bayramda
erken kalkmak, gusletmek, misvak kullanmak, güzel koku sürünmek,
yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek, fıtr, yani
Ramazan bayramında, bayram namazından önce tatlı yemek, hurma
yemek, hurmayı 1, 3, 5 gibi tek adet yemek, teke riayet etmek sünnettir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ tektir, teke
riayet edeni sever.) [Buhari]
Bayramda yüzük takmak, karşılaştığı
müminlere güler yüzle selam vermek, fakirlere çok sadaka vermek,
İslamiyete doğru olarak hizmet edenlere yardım etmek, dargınları
barıştırmak, akrabayı, din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara
hediye götürmek sünnettir.
Ramazan gittiği için değil, günahlarımızın
affolduğu için, büyük sevap ve nimete kavuştuğumuz için
bayram yapıyoruz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bayram sabahı Müslümanlar,
namaz için camilerde toplanınca, Allahü teâlâ, meleklere, “İşini
yapıp ikmal edenin karşılığı nedir?” diye sorar. Melekler
de, “Ücretini almaktır” derler. Allahü teâlâ da, “Siz şahit
olun ki, Ramazandaki oruçların ve namazların karşılığı
olarak kullarıma kendi rızamı ve mağfiretimi verdim. Ey kullarım,
bugün benden isteyin, izzet ve celâlim hakkı için
istediklerinizi veririm” buyurur.) [Beyheki]
Peygamber
efendimiz, (Ramazanın son günü
Allahü teâlâ, oruç tutanları affeder) buyurunca, Eshab-ı
kiram, (Ya Resulallah, o gün Kadir Gecesi mi?) diye sual etti.
Peygamber efendimiz, (Bilmez misiniz ki, iş yapana, işi bitirince ücreti verilir)
buyurdu. (Beyheki)
Bu
mükâfatları bilen bir Müslüman nasıl sevinmez ve bayram etmez
ki? Bayram günleri sevinmek, neşelenmek gerekir. Hz.
Ebu Bekir, kızı Âişe
validemizin evine gidince, iki cariyenin tef çalıp oynadığını
gördü. Ensar-ı kiramın kahramanlıklarını övüyor, destan söylüyorlardı.
Hz. Ebu Bekir,
Resulullahın evinde böyle şey yapılmasının uygun olmayacağını
bildirerek, onların susmalarını söyledi. Peygamber efendimiz, Hz.
Ebu Bekir’e, (Onlara mâni
olma! Her kavmin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır.
Bayram, sevinç günleridir)
buyurdu. (Buhari)
Hz. Ali buyurdu ki: (Bugün, orucu
kabul edilmiş, çalışmasının mükâfatını görmüş ve günahları
affedilmiş olanların bayramıdır.)
Hadis-i
şerifte, (Allahü teâlâ,
Ramazanda dört sınıf insan hariç, herkesin günahlarını
affeder. Bunlar, içki içmeye devam eden, ana-babasına âsi olan,
sıla-i rahmi terk eden, mümin olmaktan ümidini kesendir)
buyuruldu. (Gunye)
Eğer
bunlar tövbe ederse, Allahü teâlâ günahlarını affeder.
Ramazandaki sevaplar bilinseydi, her günün Ramazan olması
istenirdi. Hadis-i şerifte, (Ramazandaki
özel sevaplar bilinmiş olsaydı, bütün yılın Ramazan olması
istenirdi) buyuruldu. (Ebu Nasr)
Ne
mutlu günahlardan sakınarak oruç tutanlara. Bunlar, asıl bayramı
ahirette yapacaklardır.
Dargın
olanların, bayramı beklemeyip, hemen barışması gerekir. Allahü
teâlâyı ve Peygamber efendimizi seven kimse, insanların kusurlarına
bakmaz, hoşgörülü olur. İyi insan yani mümin, herkesle iyi geçinir.
Başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek
eziyetlere de katlanır.
Kimseye
darılmamalı, dargınlık olduysa, 3 günden fazla sürmemeli,
bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla gecikmeden
barışmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Din
kardeşiyle 3 günden çok küs durmak caiz değildir. Üç gün
sonra, onunla karşılaşırsa, ona selam verip hatırını sormalıdır.
O kimse selamını alırsa, birlikte sevaba ortak olurlar. Selamını
almazsa günaha girer. Selam veren de küs durma mesuliyetinden
kurtulmuş olur.)
[Ebu Dâvud]
(Ameller pazartesi ve perşembe
günü Hak teâlâya arz olunur. Hak teâlâ da, şirk koşmayan
herkesi affeder. Ancak bu mağfiretten birbirine kin tutan istifade
edemez. Cenab-ı Hak, “Onlar barışıncaya kadar amellerini bana
getirmeyin” buyurur.)
[İ.Malik]
Bayram ziyaretleri
Bayram
ziyaretlerinde neye dikkat edelim, önce kimleri ziyaret edelim?
CEVAP
Fâsık
olan, günah işlememize sebep olacak akrabayı ziyaret lazım değildir.
Fakat salih olan akrabayı ziyaret gerekir. Salih arkadaşları
ziyaret de çok sevaptır. Ziyaret, yalnız Allah rızası için
olmalıdır.
Hadis-i
şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir
kimse, köydeki arkadaşını ziyarete gider. Hak teâlâ, buna bir
melek gönderir. Melek o adama der ki:
-
Böyle nereye gidiyorsun?
-
Bu köyde bir arkadaşım var. Onu ziyarete gidiyorum.
-
Bunun sana bir iyiliği, bir yardımı dokundu da onun için mi
gidiyorsun?
-
Hayır, sırf Allah rızası için ziyaretine gidiyorum.
- Müjdeler olsun sana! Beni
Allahü teâlâ gönderdi. Hiçbir karşılık beklemeden arkadaşını
ziyarete gittiğin için Allahü teâlânın sevgisine mazhar
oldun.) [Hakim]
(Bir din kardeşini ziyaret
edene bir melek, "Ne mutlu sana, Cennete girmiş oldun"
der. Hak teâlâ da buyurur ki: (Benim için ziyaret eden kuluma,
Cennette hoşlanacağı mükâfatlar vereceğim") [Bezzar]
(Hiç bir kul yoktur ki, din
kardeşini Allah için ziyaret etsin de, bir melek, "Ne iyi
ettin, Cennet sana helal olsun" demesin. Allahü teâlâ da
buyurur ki: "Kulum beni ziyarete geldi. Bana da onu ağırlamak
düşer.) [Ebu
Yala]
(Din
kardeşini ziyaret eden, dönene kadar, rahmet içindedir.) [Taberâni]
(Cennette öyle güzel köşkler
vardır ki, bunlar, birbirini Allah için ziyaret eden, Allah için
sevip yardım edenler için hazırlanmıştır.) [Taberâni]
(Bir mümini ziyaret için
evinden çıkana, 70 bin melek, "Ey Rabbimiz; senin rızan için
ziyarete giden şu kuluna rahmet et" diye dua eder.) [E.Nuaym]
(Bir müslüman, müslüman
kardeşini ziyaret edince, 70 bin melek "Ey Rabbimiz, senin rızan
için ziyaret eden bu kulundan razı ol" diye dua ederler.) [Taberâni]
(Din kardeşini, sırf Allah rızası
için ziyaret eden cennettedir.) [Taberâni]
(Din kardeşini ziyaret edene
Cennette bir derece verilir.) [Ey
Oğ. İlm]
(Ziyaretçinize ikram edin!) [Haraiti]
(Mümin kardeşini ziyaret edip
müsafeha eden, ellerini ayırmadan her ikisinden Hak teâlâ razı
olur. Ağaçtan yaprak dökülür gibi, günahları dökülür.) [Ey
Oğ.İlm]
(Ziyareti aralıklı yap ki
muhabbeti artırasın!) [Bezzar]
Hikmet
ehli diyor ki: (Ziyareti terk etme, seni unuturlar. Pek sık da
gitme senden bıkarlar.)
(Arşın etrafında nurdan kürsülerde,
nur gibi parlayan insanlara Peygamberler ve Şehitler gıpta
ederler. Bunlar, Allah için birbirini seven, Allah için buluşan,
Allah için birbirini ziyaret edenlerdir.) [Nesâi]
(Allahü teâlâ buyurur ki:
Benim için birbirini ziyaret eden, benim için birbirini seven,
benim için veren, benim için birbirine yardım eden, sevgime
mazhar olur.)
[Hakim]
(Allah için sevdiği arkadaşının
ziyaretine gidene, ardından bir melek, "Ne güzel iş yapıyorsun,
Cenneti hak ettin" der.)
[Tirmizi]
Allah
rızası için müslümanı ziyaret etmek çok sevaptır. Âlimi,
fakiri ve salih akrabayı ziyaret daha çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde
buyuruldu ki:
(Zengini ziyaret eden saim ve
kaim sevabı, fakiri ziyaret eden ise, fi sebilillah cihad sevabı
alır, her adımı Allah yolunda atılan adıma denk olur.) [Deylemi]
[Saim;
oruçlu, Kaim; gece ibâdet
eden. Fi sebilillah;
Allah yolunda, Allah rızası için]
(Âlimi
ziyaret eden, beni ziyaret etmiş gibi sevap alır.) [Taberâni]
(Sıla-i rahm, kendisinden kesilen
akrabasını arayıp ziyaret ve iyilik etmektir.) [Tirmizi]
(Rızkının bol, ömrünün
uzun olmasını isteyen, sıla-i rahm etsin!) [Buhari]
(Sıla-i rahm, malı çoğaltır,
ailede sevgiyi artırır ve ömrü uzatır.)
[Taberâni]
Salih
akrabayı hiç olmazsa, haftada veya ayda bir ziyaret etmeli, kırk
günü geçirmemelidir! Uzak ülkede ise mektupla, telefonla gönlünü
almalı, dargın ise barışmalıdır.
Ev
sahibi imam olur. Yahut onun tayin ettiği zat imam olur. Bir kimse,
layık olsa da, teklif edilmeden ziyarete gittiği yerde imamlığa
geçmemelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir kavmi ziyarete giden,
onlara imamlık yapmasın!)
[Tirmizi]
Ramazan-ı
şerif ayının son günü ile bayramın birinci günü arası
bayram gecesidir. Bu geceyi ihya eden büyük saadete kavuşur.
Hadis-i şerifte, (Ramazan ve
Kurban bayramının gecelerini ihya edenin kalbi, kalplerin öldüğü
gün ölmez) buyuruldu. Yine hadis-i şerifte, rahmet kapılarının
dört gece açıldığı, bu gecelerde yapılan duaların
reddedilmediği, Ramazan bayramı gecesinin bunlardan biri olduğu
bildirilmiştir.
Davete gitmek
Her
davete gidilir mi?
CEVAP
Yemekte
günah işleniyorsa gidilmez. Fakirlerin davetine gitmeyip de
zenginlerinkine gitmek kibirdendir. Kendinden aşağı olanları
ziyaret etmek de tevazu alametidir.
Düğün
yemeğine davet olunanın gitmesi sünnet, başka ziyafetlere gitmek
müstehaptır. Bazı âlimler ise, (Düğün yemeğine gitmek vacip,
diğer davetlere gitmek sünnettir) demişlerdir. Müslümanın müslüman
üzerindeki beş haktan biri, davetine icabettir. Yani davetini
kabul edip gitmektir. Hadis-i şerifte, (Davete icabet ediniz) buyuruldu. (Müslim)
Külfete girenin davetine gitmek
gerekmez. Cimrinin davetine de gitmemelidir! Hadis-i şerifte
buyuruldu ki:
(Cömerdin yemeği şifa,
cimrinin yemeği hastalıktır.) [Dare
Kutni]
Samimi
olarak davet edilen yere gitmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu
ki:
(Davete icabet etmeyen, Allaha
ve Resulüne asi olmuş olur.) [Buhari]
(Müslüman kardeşine ikram
eden, Allaha ikram etmiş olur.) [İsfehani]
(İki kişi birden davet
ederse, kapısı yakın olana icabet et! Çünkü kapısı yakın
olanın hakkı daha önce gelir.)
[Buhari]
|