|
Gelecek
artık sizin elinizde
Türkiye
ekim 2003 ayında 'bireysel
emeklilik sistemi'
ile tanıştı.
Toplam 11
bireysel emeklilik şirketi
ise 100'e yakın fonuyla
sizleri bekliyor.
Gelecek
kaygısıyla yaşayan Türk insanı yeni bir
sistemle tanıştı. Bireysel Emeklilik
Sistemi... Yıllarca SSK, Emekli Sandığı
ve Bağ-Kur için kesilen primlere rağmen emeklilik maaşlarıyla minimum
yaşam standardını bile tutturamayan çalışanlar için bireysel
emeklilik yeni bir umut ve soluk olmaya hazırlanıyor.
2003 yılında devreye giren sistem sayesinde
Türkiye'de ilk kez çalışana emeklilik döneminde ikinci bir maaş alma
fırsatı sunuluyor. Üstelik bu sistem
sadece düzenli maaşı olanları değil, sanatçı, sporcu, ev kadını
ve çiftçileri de kucaklıyor.
Dünyada
sistemin en fazla geliştiği ülke olan ABD'de
2001 sonu itibarıyla emeklilik pazarında biriken toplam hesap 10.9 trilyon dolara ulaşmış durumda. Ancak Türkiye'de
şirketlerin hedefleri şimdilik
oldukça muhafazakâr. 11 bireysel emeklilik şirketi ile start alan sistemde ilk 10
yılın sonunda 3.5-4 milyon kişiye ulaşılıp 15-20
milyar dolarlık fon birikimi hedefleniyor. Tabii bu
süreçte yeni bir ekonomik kriz yaşanmazsa...
Dünyada bu sisteme aslında en fazla ihtiyaç Türkiye gibi
gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkıyor. Halen SSK'ya
25 yıl prim ödeyen bir işçinin alacağı ortalama emekli maaşı
400-450 milyon lira arasında. Bağ-Kur'da ise durum çok daha vahim. Başka
bir deyişle bugün
sosyal güvenlik şemsiyesi altında bulunan
çalışanların emeklilik döneminde yan geliri yoksa yaşama şansı giderek daha da güçleşiyor.
İşte bireysel emeklilik şirketlerinin
de ana hedef kitlesi
bu kesim. Yani aktif olarak çalıştığı dönemde B
ve C grubuna dahil olan ancak emekliliğini bir
türlü garantileyemeyen geniş bir kitle.
50
milyon liraya emeklilik
Krizin izlerini taşıyan çalışan
kesim yüzünden şirketleri aylık
katılım paylarını 50 milyon lira gibi düşük
seviyelerde tutuyor. Ancak sektör temsilcileri 'Yatırdığınız
prim düşükse emeklilik döneminde alacağınız
para sizi tatmin etmekten uzak kalır'
uyarısında da bulunmadan
edemiyor.
Tabii burada sisteme katıldığınız yaş
da önemli. Yasal olarak vergi
avantajlarından da maksimum düzeyde
yararlanabilmek için katılımcıların 10 yıl düzenli
ödeme yapıp 56 yaşını doldurması gerekiyor. Buna
göre 20-25 yaşında sisteme katılan bir kişi 56 yaşına kadar
minimum 30 yıl prim ödüyor. Oysa ki 35-40 yaşında özel emeklilik
sistemine girenler yasal sınır olan
56 yaşına kadar ödeme yapacaksa bu süre 16
yıla kadar düşüyor. Genç yaşta sisteme girenler düşük katkı
payı yatırsa bile yıllar
itibarıyla yatırdığı tutar
nemalanacağı ve uzun süre ödeme yapacağı için
emeklilik döneminde yüksek gelir elde edebiliyor. 35-40 yaş
grubundakiler ise biraz daha şanssız. Onlar
için yüksek bir ikinci emeklilik maaşının yolu ancak yüksek
katkı payı ile yakalanabiliyor.
Tabii
bireysel emeklilik sistemine giren kişinin risk tercihleri de değişik
oluyor. Risk almak istemeyenler için sabit getirili enstrümanlar olan
repo, bono, tahvil ağırlıklı
fonlar önerilirken, 'biraz risk alırım' diyene hisse
oranı belli limitleri aşmayan fonlar sunuluyor.
Bireysel
emeklilik sistemi Türkiye'nin her gün değişen
şartlarına da çok uygun ve esnek bir yapıda. En son yaşadığımız
kriz olan Şubat 2001 gösterdi ki bugün
işçisinden genel müdürüne kadar çalışanın iş güvencesi yok.
İşte sistem tüm bu dönemleri tolere edebilecek bir yapıda.
Sisteme girdikten sonra işsiz kalan
veya iş değişikliği sonucunda geliri gerileyenler içinde
alternatifler sunulabiliyor. Bireysel emeklilik sisteminde
kişi işsiz kaldığı dönemde prim ödemesine ara
verebilirken, gelirindeki düşme yüzünden yatırdığı katkı payını
da isterse aşağı çekebiliyor.
Bireysel emeklilik sistemi için
sektör temsilcileri 'Özel
emeklilik sistemine 50 milyon lira ile
bile olsa mutlaka girin ve 10 yıllık
süreci bir an evvel başlatın' uyarısında bulunuyor. Karar
sizin...
|