|
Kıyamete 10 kala
İngiltere'de
yayımlanan Independent gazetesinin haberine göre,
Amerikan, Avustralyalı ve İngiliz düşünce kuruluşları
'Meydan Okuyan İklim' isimli bir rapor hazırladı. Dünya
liderlerini uyarmaya ve tüm insanların dikkatini çekmeye
yönelik ciddi uyarılar içeren raporda, kuraklık, tarım
üretiminde düşüş, su kıtlığı gibi sonuçlara yol açan
küresel ısınmada geri sayımın başladığı ve 10 yıl içinde
geri dönülemez noktaya gelinebileceği
yer alıyor.
Sıcaklık
artıyor
Rapora göre, 'geri dönülemez''
olarak belirlenen nokta, yeryüzünün 1750 sanayi
devrimindeki ortalama sıcaklığından 2 derece fazlası
olarak gözler önüne seriliyor.
Dünyanın şu andaki
ortalama sıcaklığının 1750'den bu yana 0.8 derece
arttığını yazan gazete, geri dönülemez noktadan sonra
büyük kuraklıkların, su kıtlığının meydana geleceğini,
ormanların yok olacağını, tarımda verimin büyük oranda
düşeceğini, denizlerin seviyesinin yükseleceğini ve
hastalıkların tırmanışa geçeceğini
bildirdi.
Saatli çevre
bombası
Raporu hazırlayanlardan Tony
Blair Hükümeti'nin eski Ulaştırma Bakanı Stephen Byers,
'Önümüzde bir saatli çevre bombası bulunuyor'' diye
konuştu. İngiliz Kamu Siyasi Araştırma Enstitüsü,
Amerikan Gelişme Merkezi ve Avustralya Enstitüsü adlı
kuruluşlarca hazırlanan ve yayımlanması İngiltere'nin G8
dönem başkanlığına denk gelen rapor, sanayileşmiş 8 ülke
ve diğerlerini 2025'e kadar elektriklerinin dörtte
birini yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamaları
konusunda uzlaşmaya da çağırıyor.
ABD VE AVUSTRALYA
İKNA EDİLMEZSE DÜNYANIN ŞANSI AZ
Özgür Gürbüz: Greenpeace Akdeniz
Enerji Kampanyası Sorumlusu
'16 Şubat'ta hayata geçecek olan Kyoto Protokolü
küresel ısınmaya karşı mücadele etmek için elimizdeki tek mekanizma. Kyoto
Protokolü, 2008 -2012 yılları arasında gelişmiş ülkeler sera gazı emisyonlarının
yani başta fosil yakıtla çalışan enerji santrallerinden çıkan karbondioksitleri
1990 seviyesine göre yüzde 5.2 azaltmayı öngörüyor. 2020 yılına kadar küresel
sera gazlarının yüzde 20, 2050 yılına kadar da yüzde 80 azaltılması gerekiyor.
Hedefler gerçekleşmezse dünyanın ortalama sıcaklığı 2 derece artacak.
Şu anda dünyanın sıcaklığında 0.8'lik bir artış var.
Geri dönülmez noktaya gelinirse, yani sıcaklık 2 derece artarsa, buzullar
eriyecek. Deniz seviyesi 6 metre artacak. Tatlı su kaynakları yok olacak. Tarımda
verim düşecek. Türkiye'de 2050 yılına gelindiğinde yazın 2 veya 3, kışın da 1
veya 2 derecelik sıcaklık artışı bekleniyor. Topraktaki nem oranının yüzde 15
düşmesi bekleniyor. O zaman ülkemizde bazı ürünler yetiştirilemeyecek. Yapılması
gereken Amerika ve Avustralya'yı bu protokolü imzalamaya ikna etmek. İkna
olmazsa dünyanın şansı çok az. Çünkü atmosfere salınan toplam sera gazının yüzde
25'i ABD tarafından üretiliyor. 1994'te imzalanan BM İklim Değişikliği Çerçeve
Anlaşması'na bile geçen sene imza atan Türkiye'nin de Kyoto Protokolü'ne imza
atması şart.'
AMERİKA'NIN İŞİ
ARTIK ÇOK DAHA ZOR
Yunus
Arıkan:Çevre Mühendisleri Odası İkinci Başkanı
'21 Mart
1994 tarihinde yürürlüğe giren ve aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 188 ülke
ve Avrupa Birliği’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve
Sözleşmesi (BM IDÇS), uluslararası hukuk gündemine gelen çevre anlaşmaları
içerisinde en geniş ölçekte kabul gören anlaşmadır. ABD Kyoto Protokolü'nü 1997
yılında imzalamasına rağmen, 2001 yılında iktidardaki Bush yönetimi Kyoto
Protokolü'ne taraf olmayacağını ilan etmişti. Birleşmiş Milletler ve uluslararası
hukuku tanımayan tavrını en son Irak'ın işgali ile ortaya koyan ABD, Kyoto
Protokolü'nde Irak'ın işgalindekinden daha yalnız ve güç bir konumdadır. Kyoto
Protokolü, başta petrol olmak üzere fosil yakıtların tüketilmesini kısıtlayacağı
için ABD'nin Ortadoğu'da yürütmekte olduğu petrol ve iktidar savaşlarını
doğrudan etkileyecektir.' |