|
Güneş ışıyor, rüzgar esiyor biz sadece bakıyoruz
Coğrafi konumu itibariyle yılın
ortalama 200 günü güneş gören Türkiye, bu enerjinin yalnızca binde
birini kullanabiliyor; rüzgar enerjisinin ise sadece binde beşinden
yararlanıyoruz.

"Türkiye 200
gün güneş görebilen nadir ülkelerden. Ancak biz bu doğal enerji
kaynağından çok az faydalanabiliyoruz."
Güneş yalnızca yüzümüzü
ısıtıyor
Ülkemizdeki güneş enerjisi kapasitesinden binde 1, rüzgar enerjisinden
ise binde 5 oranında yararlanabiliyoruz.
Çevre Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken, çevre dostu olan güneş ve
rüzgar santrallarıyla Türkiye’nin enerji ihtiyacının önemli bölümünün
karşılanabileceği görüşünde. Nükleer enerji santralları ve barajlar
gibi büyük merkezlerde üretilen enerjinin kullanıcıya nakli sırasında
kaçak ve kayıplar oluştuğuna dikkat çeken Eken’e göre kalıcı çözüm,
üretimlerin noktasal ölçekte ve kullanıcıya yakın yerlerde
yapılmasından geçiyor.
Coğrafi konumu itibariyle yılın ortalama 200 günü güneş görülebilen
Türkiye bu enerji kaynağının yalnızca yüzde 1’ini kullanabiliyor.
Rüzgar enerjisi potansiyelinin Avrupa ülkelerine oranla yüksek olduğu
Türkiye’de, teknik kapasitesi 83 bin MV olan rüzgar enerjisinin de
sadece binde 5’inden yararlanılabiliyor.
Nükleer atıkların bertaraf edilmesi ya da yeniden işlenmesi sırasında
ciddi derecede sızıntı ve kirlilik riskleri bulunduğunu ifade eden
Eken, “Gerek bilimsel çalışmalar, gerekse dünyanın yaşadığı acı
tecrübeler, nükleer santrallerin tehlikeli ve acımasız bir teknoloji
olduğunu açıkça ortaya koymaktadır’’ dedi. Sinop’taki tesisin henüz
lisanslama işlemi sonuçlandırılamadığından, özel sektörün tercih
etmesi halinde uzun yıllardır lisansı hazır olan Mersin Akkuyu’ya
santralın yapılabileceği açıklanmıştı. |