|
Turkpoint Bilgisayar köşesi
|
|
|
|
|
Serial ATA
Teknolojisi: Teknolojinin Dünü, Bugünü
Paralel ATA versiyonlarında
sinyal iletim kabloları ile güç kabloları farklıydı. Serial
ATA’da sinyal iletim kabloları ile güç kablolarının aynı
hat üzerinden iletilmesi öngörülüyor. Ama, IDF (Intel
Developer Forum) ve CeBIT fuarındaki izlenimlerimizden yola
çıkarak, sinyal kablosu ile güç kablosunun aynı kanalı
kullanmadığını söyleyebiliriz. Hatta Serial ATA cihazlarının
güç girişi farklı olduğu için, 4 pin’i 15 pin’e çeviren basit
bir kablo dönüştürücüsü de kullanılıyor. Serial ATA
arabiriminin yüksek veri transfer hızına sahip olmasından
dolayı hata düzeltme fonksiyonu entegre edilmiş. Bu sayede
yüksek hızdan dolayı oluşan hatalar minimuma indirgeniyor.
Sistem çalışırken cihaz dahil etmek veya çıkarmak veya çok
yüksek kapasiteli disklerin bu arabirim ile çalıştırılmasına
yönelik fonksiyonların ise gelecekte entegre edileceği
söyleniyor. SATA’nın fiziksel veri iletimi için, +250 mV ile
-250 mV’luk bir gerilim uygulanıyor. Bu gerilim değeri SCSI
arabiriminde kullanılan değer ile aynı. Yani Serial ATA’da
LVDS tekniği kullanılıyor. Low Voltage Different Signal
tekniği sayesinde elektro manyetik voltaj sorunları minimuma
indirgeniyor ve dolayısıyla veri transfer performansı da
önemli ölçüde artıyor. Bu da SCSI arabirimini tehlikeye
sokuyor. Çünkü SCSI arabirimi, bu teknik sayesinde oldukça
başarılı sonuçlar verebiliyor. Serial Ata kablosundaki aşırı
yüklemeyi kaldırmak için 8B/10M kodlaması kullanılıyor. Bu
kodlamada bir byte 10 bit’lik bir gruba dönüştürülüyor. Bu
teknik sayesindeyse, alıcı ve verici tarafından senkronizasyon
bozulmuyor ve veri iletim yolu da güvenlik altına
alınıyor.
Kablo bağlantılardaki değişiklik: Kablo
karmaşasına son Paralel veri iletiminde hız sadece kısa
mesafeli uzaklıklarda etkiliydi. Uzun mesafelerle veri iletimi
gerçekleştiriliyor, ama hız önemli derecede düşüyordu. Bunun
nedeni ise, bit sayılarının uzun mesafede rasgele hızlarda
gitmesi ve bundan dolayı bir karmaşanın meydana gelmesiydi.
Ayrıca, 40 veya 80 iğneli paralel kablolar kalın olduklarından
dolayı, yeterince esnek bir yapıda değillerdi. Bu nedenle de,
kasanın içindeki hava sirkülasyonunu da etkiliyorlardı. Yeni
bağlantının bir diğer özelliği de, paralel bağlantıdan
alıştığımız kalın kablo yerine çok daha ince bir kablo
kullanılması. Dolayısıyla yeni bağlantının pin sayısı da
diğer bağlantıya göre daha düşük. Serial ATA için 6 ya da 8
damarlı bir kablo yeterli. Paralel kablolarda bu damar sayısı
40 idi, hatta Ultra ATA 66 ve 100’lerin çıkması ile birlikte
damar sayısı da 80’e çıktı. Seri bağlantıda zaman gecikmesinin
yaşanması mümkün değil. Çünkü seri bağlantıda, paralel
bağlantının aksine sinyal iletimi tek bir kanaldan yapılıyor.
İğne sayısının düşük olduğu bu bağlantıda, ses kartı ile
CD-ROM arasında bağlanan kablo gibi incecik bir kablo
kullandığından dolayı, hava sirkülasyonu da olumsuz yönde
etkilemiyor.
Yeni arabirimin bir diğer önemli avantajı
ise, yazılım kurulum sürecinin azalması ve kablo
maliyetlerinin düşürülmesi. Master/Slave sorununu ile çoğumuz
karşılaşmışızdır. Sisteme entegre ettiğiniz bir IDE cihazı, bu
yüzden kullanıcıya dertli anlar yaşatabilir. Paralel ATA iki
adet master mimarisine sahipti. Bu master mimarisine iki adet
de slave dahil ediliyordu.
Bu nedenle günümüzün
anakartlarında toplam dört adet IDE cihaz sisteme
bağlanabiliyor. SATA bu soruna teke tek bir çözüm getiriyor.
SATA Host Adaptörü, shadow register setine sahip. Bu register
seti, günümüzün sabitdisklerinde bulunan register setlerini
emule ediyor. Bu özellik sayesinde ATAPI ve ATA komutları,
SATA protokollüne dönüşebiliyorlar. Master/Slave desteği de bu
tür bir emulasyon ile yapılıyor. Eski bir diske sahip olan
kullanıcılar, özel geliştirilmiş bir adaptör sayesinde SATA
controller üzerinden çalıştırılabilirler. Kısaca burada
master/slave ilişkisi yok. Yine dört adet cihaz destekleyen bu
bağlantı, paralel arabirimden farklı olarak peer to peer
tekniği ile çalışıyor. Yani, her bir cihaz kendi kablosu
üzerinden ve tek bir port üzerinden bağlanıyor. Böylece host
adaptörüne cihaz başına bağlantı yapılıyor. Bu sayede jumper
ayarlaması ve Bus terminolojisi tarihe karışıyor. Yani, her
bir cihaz, diğer cihazdan bağımsız bir şekilde çalıştırılıyor.
Bu standardı destekleyen cihazları konfigüre etmek gerekmiyor.
Jumper ayarı yok. Ayrıca işletim sistemleriyle uyumsuzluk da
söz konusu değil. Buna ek olarak özel sürücüler kurmak da
gerekmiyor. Bu protokolün bir diğer önemli yanı ise, sadece
dahili veri transferler için düşünülmüş olması. Yani
USB/USB2
ve Firewire arabirimleri, harici bağlantılar için yerlerini
SATA’ya bırakmıyorlar.
|
|
[
1 - 2 - 3 -
4 ]
|
|
Kaynak: Chip Online
|
|
Turkpoint Bilgisayar köşesi
|