|
Turkpoint Bilgisayar köşesi
|
|
|
|
|
Network’lerde En Büyük 10 Güvenlik Açığı
10 – SNMP (Simple Network
Management Protocol): Ağ yöneticilerinin ve çeşitli ağ
izleme araçlarının, sistemi izlemek ve yönetmek için
kullandıkları SNMP protokolü çoğu zaman şifresiz paketler yolu
ile haberleşir. Bunlara erişebilen veya mevcut paketleri
deşifre edebilen hacker tüm ağ hakkında çok değerli bilgiler
edinebilir. Tek çözüm yasadışı sniffer’lara karşı ilan
edilmemiş denetimler gerçekleştirilmesini sağlamaktır. Tüm
bunlara ilave olarak her geçen gün yeni saldırı yöntemleri
geliştirilmekte olup dolayısıyla yeni açıklar ortaya
çıkmaktadır. Bu tip potansiyel güvenlik açıklarını yakından
takip etmek isteyenler SANS Enstitüsü’nün sitesinden
yararlanabilirler. 96 bin sistem yöneticisinden kurulu bir
platform olan SANS, internet üzerinde oluşturulması gereken
güvenlik standartları hakkında bilgi topluyor ve sitesinde
tavsiye niteliğinde açıklamalarda bulunuyor. SANS Enstitüsü’ne
www.sans.org adresinden
ulaşabilirsiniz.
Yöneticilerin ve sistem
uzmanlarının hataları Güvenlik açıklarının yanında
yöneticilerin ve üst düzey sistem uzmanlarının da yapmış
olduğu bir takım hatalar mevcut. Elemanlara gerekli eğitimin
verilmemesi, basit şifre kullanılması vb. eksiklikler
hacker’ların işini kolaylaştırabiliyor.
Kısaca
incelemek gerekirse; - Güvenliği muhafaza etmek üzere
eğitimsiz elemanlar almak ve buna rağmen işin öğrenilmesi için
gerekli eğitim ve zamanı sağlamamak. - Bilgi güvenliğinin
meslek yaşamıyla ilişkisinin ciddiyetinin farkına
varmamak. - Sistemlerdeki olası açıklar için yamalar
yüklemek ancak bu yamaların ne kadar güvenli olduğunu kontrol
etmemek. - Güvenlik duvarına (firewall) birinci dereceden
güvenmek. Zira her güvenlik duvarı yazılımı sistemi yüzde 100
korumakla yükümlü değildir. - Bilgiye ve firmalara ilişkin
ünün ne kadar değerli olduğunun farkına varamamak. -
Tepkisel ve kısa vadeli çözümlere prim vermek ve bunun sonucu
olarak çok geçmeden aynı problemlerle karşılaşmak. -
Sistemleri kuvvetlendirmeden internet ağına açmak. -
Güvenlik duvarı olan sistemlerde telnet gibi sisteme dışarıdan
giriş yapabilen protokollere izin vermek. - Özellikle ftp,
telnet, finger ve rpc gibi her zaman gerekli olmayacak
servisleri çalıştırmak. - Virüs algılama ve koruma
yazılımlarını güncellememek. - Yedeklemeyi muhafaza ve test
ederken başarısız olmak. - Kullanıcılara telefonda şifre
vermek veya kullanıcı şifrelerinin değiştirilmesi taleplerini
ve kişisel istekleri kullanıcı doğrulanmadan telefonda
cevaplamak. - Kullanıcıları potansiyel bir güvenlik
sorunuyla karşılaştıkları zaman ne yapmaları gerektiği yolunda
eğitmemek. - Ve belki de en önemlisi, güvenlik duvarını
giriş ve çıkışlardaki tehlikeli trafiği engelleyemeyecek
kurallarla yürütmek.
Tescilli bilgilerin hackerlar
tarafından çalınması Kimlik onayıyla birleştirilmiş
güçlü şifreleme bu tür saldırılarla mücadelede etkilidir.
Öncelikle bir ağ ortamında hacker’ların nasıl olup da
kullanıcı bilgilerini kullanarak sistemlerden bilgi
sızdırabildiği inceleyelim. Bu iş aslında çok basit bir
mantığa dayanmakta, nasıl mı? Hackerkendisini, kullanıcı
bilgisayarından çıkan veriler ile bu verileri bekleyen sunucu
bilgisayar arasında (bu genellikle ana segment’dir) bulunacak
şekilde yerleştirir. Bu işlemi yaparken tabii ki çeşitli
yazılımlar hatta yazılımcıklar (script’de denilebilir)
kullanırlar.
Ve kişiye göre değişse de bu işle uğraşan
tüm profesyonel hacker’lar ciddi bir ağ protokolleri bilgisine
sahiptir. Kullanıcı ana sisteme giriş yaptığında giriş
parolası ve iletilen veri hacker tarafından ele geçirilir.
Daha sonra veri değiştirilip asıl yönünde yeniden
gönderilebilir.
|
|
[
1 - 2 - 3 -
4 ]
|
|
Kaynak: Chip Online
|
|
Turkpoint Bilgisayar köşesi
|