|
Longhorn, Longhorn sunucu ve ötesi
Microsoft’un yerleşkesinde düzenlediği En
Değerli Profesyoneller Zirvesi MVP (Most Valuable Professional) Summit, Redmond
-Seattle’da geçtiğimiz günlerde yapıldı. Dünyanın tüm ülkelerinden bin kadar
teknik danışman (MVP) ile Microsoft’un yazılım geliştirme gruplarının tanışması
ve daha yakın ilişkiler içinde bulunmaları için planlanan toplantılar dizisine
Netron Genel Müdür Yardımcısı Murat Bayraktar da katıldı. Bayraktar
izlenimlerini BThaber için yazdı.
Teknoloji her geçen gün gelişmesine rağmen,
önümüze kullanımı gittikçe daha zor olan sistemler getiriyor. Bundan sonra ilk
yapılması gereken şey, kullanımı çok kolay olan bir işletim sistemini getirmek.
Üç boyutlu görüntüleri olan, kocaman renkli butonlar düşünün. Uygulamanızın bin
tane opsiyonunun hepsinin de pencerelerin menülerinde bulunduğunu değil de,
yapacağınız işin ne olduğunu anlayıp buna göre size sorular soran ya da menüleri
şekillendiren ekranlar hayal edin. İşte Longhorn’un ilk değişen yönü arayüzde.
Yazılım geliştiricilerin, katmanlı yapı sayesinde, yazılımın Internet tarayıcısı
ekranında mı yoksa Windows penceresinde mi çalışacak diye iki farklı tipini
düşünmeden hızla geliştireceği Internet tabanlı uygulamalar göreceğiz
Longhorn’da. Çok çok değişik bir Windows arayüzü ile karşı karşıya kalacaksınız.
İşletim sistemi çekirdeği üzerine, WinFX denen bir platform altında, sunum
katmanı için Avalon, veri katmanı için WinFS ve haberleşme katmanı için de
Indigo kod adlı üç katmanlı bir mimari ile geliyor Longhorn. Konuştuğumuz grafik
arabirime yönelik yenilikler Avalon ile ilgili yenilikler idi.
Bence Longhorn için en önemli yenilik WinFS.
SQL Server’un bir sonraki sürümü olan Yukon mimarisine ilham alınmış bir yapı
ile gelecek olan yeni dosya sistemi WinFS, işletim sistemi içinde bir veritabanı
getiriyor. Şu an Windows’a bütünleşik olan kullandığımız e-posta programları,
Internet tarayıcıları, kontakt bilgileri, muhasebe yazılımları, ofis programları
vb. gibi uygulamaları düşünün. Hepsinin kendisine özel veri yapıları var. Her
bir uygulamanın yedeklerini ayrı ayrı o uygulamaya özel çözümler geliştirerek
alıyoruz. WinFS ile birlikle bunların hepsini de tek bir veritabanı içine
alabileceğiz. Otomatik ve merkezi yönetilebilen yedekleme, kopyalama, geri
yükleme hizmeti verebileceğiz bilgisayar ağımızdaki bilgisayarlara. Bu
teknolojinin, bir de yazılım geliştirenler için etkisini düşünün. Longhorn
içinden genişletilebilir şemalar, veriye faklı bakış açıları veren sanal
görünümler, programatik ilişkisel yapılar ve senkronizasyon servisler geldiği
için, .net yazılım geliştirme teknolojileri ile, Internet’e bütünleşik her türlü
yazılımı çok daha kolay geliştirip son kullanıcılara hizmet olarak sunabileceğiz
artık.
Bilgisayar ağları, Internet, messenger
servisleri, Internet üzerinde her türlü sesli görüntülü haberleşme vb. gibi ağ
hizmetleri ile ilgilenen Indigo’nun hedefleri de günümüz bilgisayar ağlarının
olası sorunlarından kurtulmuş bir ağ bağlantısını PC’ye sunabilmek. Web
servisleri mantığı içinde uygulama geliştirmek, günümüzde tüm üreticilerin
desteklediği ve tercih ettiği bir yöntem. Ancak ülkemiz gibi hatların sık sık
kesilip geldiği yerlerde, güvenlik sorunlarının gittikçe arttığı günümüz
ağlarında, sadece şirketimizin ağındaki çalışma arkadaşlarımız ile değil,
ailemiz ve normal arkadaşlarımız ile de güvenli bir şekilde veri paylaşmayı
istediğimiz bugünlerde hala bazı sorunlarımız var. İşte bu sorunları çözüm
bulmaya çalışıyor İndigo. Tüm bu ve benzeri bağlantılar için ağ haberleşmelerini
bekleme kuyruğuna sokarak asenkron olarak işleyen yapılar olacak Indigo’da. Bu
sayede şu anda Outlook 2003’de kullandığımıza benzer bir şekilde, bilgisayar
ağımız geldiğinde güncellenecek, ağ gittiğinde ise en son bilgilerden çalışmaya
devam edebilecek, ağ kesintilerinden etkilenmeyecek uygulamalar.
Ya Windows sunucusu?
Bundan sonraki Windows sunucusu servislerinin
üzerinde en çok duracağı konuların merkez şube - uzak şube bağlantıları, mobil
kullanıcılar, iş ortakları ile olan bağlantılar ve bilgisayar ağlarımızın
güvenliği gibi konulara odaklanacağını belirleterek sunucu tarafındaki planlanan
yeniliklere de bir bakalım.
Çok şubeli bilgisayar ağlarına destek olanlar
bilirler. Maliyetleri azaltmak için, şubelere bir tane sunucu bilgisayarı
koyarız. Bunun üzerine de kullandığımız tüm yazılımları yükleriz. Uzak
ofislerde, şirketimizin genel merkezindeki gibi kalifiye BT personeli de
bulunmaz tabii. Dolayısı ile bu sunucuların yönetilmesi, yedeklenmesi, olası
sorunlarının çözülmesi hep bir sorun olarak kalır. “Şubelere kendileri sunucu
olmamasına rağmen, sunucu gibi davranan bilgisayarlar koyabilir miyiz?” sorusu
bundan sonraki Windows sunucu platformunun getireceği ilginç çözümlerden sadece
biri. Üzerinde hiç bir değişiklik yapılamayan, bozulduğundan atıp yenisini
kurabileceğimiz kadar kolay yönetilen, hiç bir BT uzmanının bir şey yapma hakkı
olmadığı için, hem yönetim maliyeti olmayan, hem de daha güvenilir sunucular
bunlar. Bu senaryolara, isterseniz, bir sunucu bilgisayarında birden çok sunucu
varmışcasına olan çalışma şekillerini de ekleyelim. Yani aynı anda dört tane
sunucu bilgisayarı varmış gibi farklı roller ile çalışan, ama aslında tek bir
donanım kullanan sistemler bunlar. Nasıl mı olacak? Microsoft Virtual Server’ı
bekleyin. Şu anda bile böyle çalışan şirketler var Amerika’da.
Şu anda ülkemizde de popüler olduğu gibi konsolidasyon trendine bakarak, şubeye
hiç sunucu bilgisayarı koymayalım, her uygulama merkezden çalışsın da
diyebilirsiniz. Şunu hayal edin. Şube çalışanı arkadaşımız bilgisayarında start
menüsüne tıklıyor. Oradan “Uzaktaki Word” kısayolunu çalıştırıyor. Kendi
bilgisayarına kurulu olmamasına rağmen otomatik olarak MS Word programı açılıyor
ve çalışmaya başlıyor. Nasıl mı? Yeni nesil Terminal Servis’lerini inceleyin
piyasaya çıktığında.
Evden ya da başka bir şehirden şirket ağınıza
bağlanarak e-postalarınızı kontrol etmişsinizdir. Bu gibi uzak bağlantılardaki
günümüzdeki bir güvenlik sorunu da, şirket ağına bağlantı yapmakta kullandığınız
bilgisayarın kendisinin güvenilir olmaması. Bir Internet cafe bilgisayarında her
türlü virus, Truva atı vb. olmadığını kim garanti edebilir. Bağlantınızı
Internet kafeden yaparsanız, şirket ağınızı bu gibi bir tehdit altında
bırakabilirsiniz. Bu bağlantı tipleri ile de ilgili, Windows sunucusunun
planlanan hizmetinin ismi Network Quarantine diye geçiyor. Şirketimizin uzak
bağlantı sunucusuna bütünleşik bir sistem sağlığı yazılımı, karantina
servisleri. Yani bağlantı yapan bilgisayarın sağlık seviyesini kontrol ediyor.
Ağ uzmanının belirlediği politikalara uymayan istemcilerin uzak bağlantılar ya
da Internet üzerinde şirkete bağlanmasını engelliyor. Örnek olarak
güncelleştirme seviyesi şu olmayan, şu hataya ait şu programı yüklememiş olan
bilgisayarlar ağımıza bağlanmasın derseniz, uzak bağlantı daha kurulmaya
çalışılırken, “Sayın müşterimiz, bu bir bant kaydıdır, maalesef güncelleme
seviyeniz yetersiz, siz kendinizi otomatik olarak şu güncelleştirme sunucusundan
güncelleyene kadar karantinaya alıyorum bize geçici bir süre bağlanamazsınız...”
diyebiliyor.
Sunucu bilgisayarlarımızın sadece istenen
gereksinimlere servis verecek şekilde kurulmasına da olanak verecek yeni nesil
Microsoft sunucuları. Şu sunucu dosya sunucusu olacak, gerekmeyen başka hiç bir
servisi bu sunucuya yükleme dediğinizde, atak yüzeyi daha da düşük olan bir
sunucu kurmuş olacaksınız sisteminize. Güvenliğimizi daha da artıracak benzer
bir çalışmayı şu an piyasada bulunan Windows Server 2003 Web Edition’a
benzetebiliriz.
Evdeki ya da iş dışı hayatınızdaki arkadaşlar
ile dosyalarımızı resimlerimizi vb. paylaşma yapılarında da çeşitli sorunlar var
günümüzde. Şirket ağlarımızı bir güvenlik duvarı ile çevrili durumda, ama
arkadaşlarımızı şirketimizde çalışmadığı için bu alanın dışında çünkü.
Sevdiginiz bir resmi arkadaşınıza şu an genelde e-posta ile gönderiyorsunuz bu
yüzden. Halbuki Outlook'taki kontaklarımıza benzer bir kontak yapısı olsa,
Internet üzerinden bu kontakların güvenilir kişiler olduğu bir şekilde
ispatlanabilse; herkes bilgisayarı, cep telefonu, televizyonu gibi Internet’e
bağlı tüm cihazlarından bu kontaklarına güven ilişkileri kurup daha sonra da
dosya servisleri bunlara bağlantı izni verse nasıl olur diye düşünüyor Microsoft
Program Yöneticileri.
Şirketteki bir sunucuya bağlandığınız gibi, arkadaşınızın Internet üzerindeki
bilgisayarına ya da cep telefonuna izin verildiği anda Internet üzerinde
güvenilir bir şekilde bağlandığınızı düşünün. (Bu yapının çalışması için
geliştirilmiş sanal kontakt benzeri e-kart sistemi kişilik bilgisini garanti
etmek için kişinin yeni nesil Internet’te sahip olacağı IPv6 adresini
kullanıyor. O yüzden şu anda daha uzun süre bekleyeceğimiz bir teknoloji).
Daha fazla bilgi için:
http://msdn.microsoft.com/longhorn
http://longhorn.msdn.microsoft.com
http://www.longhornblogs.com
http://www.microsoft.com/virtualpc
|